Sohbet

Bir sohbet sitesidir

September 2009 iin arsiv

Diş Çürükleri, Diş çürüğün tedavisi, Çürük dişlerin tedavisi, Diş çürüklerine karşı önlem

Yazan: admin Tarih: Sep 30th, 2009 | Kategori:: Sağlık

Diş Çürükleri, Diş çürüğün tedavisi, Çürük dişlerin tedavisi, Diş çürüklerine karşı önlem

Diş Çürümesinin Tedavisi

Oyukların (çürükler) çoğunun farkına bir diş muayenesi sırasında varılır, çünkü çürümenin erken evreleri ağrısızdır. Diş çürümesini erken saptamak ve tedavi etmek ağrıyı, masrafı önler ve en önemlisi size dişinizi kazandırır.

Bir oyuk keşfedilir keşfedilmez, durum daha ağrısız gibidir, çünkü dişin dış bölümleri, diş minesi ve dentin ağrıya karşı diş özüne nazaran daha az hassastırlar. Çürüğünüz olup olmadığını saptamanın bir yolu diş röntgeni çekmektir. Diş hekiminiz, diş öykünüz ve dişlerinizin durumu temelinde röntgenin gerekli olup olmadığını ya da kaç röntgen çekilmesi gerektiğine karar verecektir.

Dişinizde çok ciddi bir çürük varsa, modern diş hekimliği, tedavi sürecinin rahatsızlığını gidermek için donanmıştır ve genellikle diş dolgusu (onarılma) ya da kanal tedavisi (dişin hastalıklı bölümünün alındığı ve etkilenmemiş kök ve dişlerin yerinde bırakıldığı) gibi işlemlerle diş kurtarılabilir.

Diş Dolguları

Çoğu kez, belirtileri fark etmişsinizdir. ancak düzenli muayeneniz için diş hekiminize gittiğinizde, diş hekiminiz çürüğü bulur. Ancak, bazı durumlarda: tatlı, çok sıcak ya da çok soğuk bir şey yediğinizde dişinizde hafif bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu, diş çürümesinin en erken belirtisidir. Eğer, tatlı, sıcak ya da soğuk yiyecekler yerken keskin bir ağrı duyuyorsanız, bu daha ciddi bir çürümenin işaretidir. Bu durumların her birinde, çürüme süreci, dişin çürüyen kısmı temizlenerek (oyularak) ve bunun yerine dolgu konularak durdurulabilir

Eğer çürüme yaygınlaşmış ise ya da siz özellikle çok hassassanız, ağrıyı kesmek için lokal anestezi (diş etlerine yapılan iğne yoluyla) uygulanabilir. Duruma göre bazı diş hekimleri rahatsızlık ve endişeyi azaltmak için diazot monoksit verebilirler. Eğer, ilaçla tedavi görüyor iseniz, herhangi bir anestezik almadan önce bunu mutlaka diş hekiminize söyleyin.çünkü, birlikte alınan belirli ilaçlar ve anestezikler ters reaksiyonlar doğurabilir.

Etkilenmiş bölüm bir kez temizlendiğinde, diş hekiminiz artık dişinizi iyileştirmeye hazırlanacaktır. Kullanılan dolgu tipi dişin konumuna ve işlevine bağlıdır çiğneme işlevinin çoğunu yapan azı dişleri daha fazla basınca maruz kalırlar ve ön dişlerden daha dayanıklı bir maddeye gereksinimleri vardır. Buna ek olarak, eğer mümkünse ön dişdeki bir dolgu, dişin kendi rengiyle uyumlu olmalıdır.

Bazen, çürüme yaygın olduğunda, dişinizin tedaviye reaksiyonu ve hassasiyetinin gözlemlenmesini sağlamak için geçici bir dolgu yapılabilir. Birkaç hafta sonra, ters belirti ya da şikayetler yoksa, diş hekiminiz dolguyu çıkarır ve yerine kalıcı dolguyu koyar.

En yaygın onancı malzeme gümüş amalgamdır ve arka dişlerde kullanılır. Bu tür dolgular aslında civa, gümüş ve diğer metal alaşımlarıdır. Standart alaşıma yakın bir zamanda eklenen bakır, günümüzün gümüş dolgularını birkaç yıl öncekinden daha dayanıklı bir hale getirmiştir.

Daha pahalı bir onarım olan altın dolgu, daha fazla kuvvet ve destek gerektiğinde amalgamın yerine kullanılır. Böyle bir dolgu kararmaz.

Ön dişlerdeki dolguların mümkün olduğu kadar görünmemesi gerekmektedir. Porselen sementin bir biçimi olan ve diş minesine benzeyen asit silisit tuzu, yakın geçmişe kadar standart bir seçimdi. Artık, daha sıklıkla plastik reçine kullanılmaktadır. Her iki biçim de doldurulan dişin rengiyle uyum sağlayacak biçimde renklendirilebilir Gelecekte, bileşik malzemeler azı dişleri ve köpek dişlerinin çiğneme yüzeylerinde kullanılabilecek kadar güçlü yapılabilir.

Ara sıra, ön dişlerdeki küçük oyuklar için onarım malzemesi olarak altın kaplama kullanılmaktadır. Porselen ya da plastik bileşik malzemelerden daha pahalı ancak daha dayanıklıdır.

Eğer dişiniz, birkaç dolguyu ya da bir büyük dolguyu kırma tehlikesi olmadan destekleyemeyecek kadar çürümüşse, diş hekiminiz çürüğü temizleyebilir, boşluğu sement ya da amalgama doldurabilir ve bir porselen kaplama, metal bir kron ya da bir birleşik metal ve porselen kron ile doldurabilir. Kalıp genellikle dişinize göre yapılır ve kron laboratuvarda imal edilir. Daha sonra bu kron yerine oturtulur, şekil verilir ve son olarak dişinizden geriye kalan parça üzerine yapıştırılır.

Kanal (diş kökü kanalı) Tedavisi

Eğer şiddetli biçimde çürümüş bir dişiniz varsa ya da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelecek kadar iltihaplanmışsa, diş hekiminiz ya da endodontist bir kanal tedavisi uygulayabilir. Bu işlem, sinir ve damar dokusunun (diş özü), kökten ve diş özü yuvasından ve ilişkili herhangi bir çürümüş diş yapısından temizlenmesini içerir. Kök ve dişin temelinin yerinde kalmasına izin verir.

Kanal tedavisi, bir muayenehane işlemidir ve lokal anestezi gerektirir. Bu çok aşamalı işlemde, diş özü temizlenir, yaratılan oyuk sterilize edilir ve hareketsiz bir malzeme (guttapercha) ve sement ile doldurulur. Diş yapısı artık öncekinden daha kolay kınlabiıir bir yapıdadır. Bu nedenle, genellikle kron gibi kalıcı bir onarım gerektirir.


Acı Sinema Filmi seyret, Acı sineması, Acı Canlı film sinema izleme, Acı sinemasını online izle

Yazan: admin Tarih: Sep 30th, 2009 | Kategori:: Sinemalar

Acı sinemasını online izle, Acı Sinema Filmi seyret, Acı sineması, Acı Canlı film sinema izleme

Bir dede ile torunun yürekleri burkan hikayesini anlatan film Erzincan’ın, iki bin metre yüksekliğindeki bir dağ köyünde kış şartlarından dolayı güçlükle çekildi.

Şan’ın “bu öyküyü mutlaka paylaşmam gerekiyordu, bu filmi izleyen herkes hayatından kesitler bulacak ” dediği ‘Acı’nın başrollerini Bursa ve Erzurum Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Nesrin Cavadzade ile ’Sürü’ filminin unutulmaz ağabeyi Erol Demiröz paylaşıyor.

Yapım:2009 ~ Türkiye Tür:Dram Yönetmen:Cemal Şan Senaryo:Cemal Şan Yapımcı:Cemal Şan Görüntü Yönetmeni:Cengiz Uzun Müzik:Nail Yurtsever, Engin Aslan, Cem Tuncer Dağıtım:CinegroupGösterim Tarihi:02 Ekim 2009 (Türkiye)

OyuncularAcı OyuncularıTüm Oyuncular ve Kadro
Erol Demiröz
Nesrin Cavadzade


Yeni Anakart Sabertooth, Asus anakart, Asusun en sağlam anakartı Sabertooth 55

Yazan: admin Tarih: Sep 30th, 2009 | Kategori:: Teknoloji Haberleri

Asus anakart, Yeni Anakart Sabertooth, Sabertooth 55, Asusun en sağlam anakartı Sabertooth 55

Asus’tan yeni anakart
SABERTOOTH 55i: Asus’un askeri testlerden bile başarıyla sıyrılan yeni anakartı hazır…

ASUS The Ultimate Force (TUF) serisini başlattı: SABERTOOTH 55i. TUF serisi yoğun hesaplama gerektiren uygulamaların altından rahatlıkla kalkmak üzere tasarlandı. Rakipsiz bir sistem kararlılığı ve dayanım için TUF serisi anakartlar dünyanın en çetin kalite kontrol testlerinden geçiyor. Sağlam malzeme ve bileşenler kullanılarak üretilen TUF serisi anakartlar askeri düzeydeki bu zor testlerden başarıyla sıyrılıyor ve en kötü çalışma koşullarında bile performansından hiçbir şey kaybetmiyor. SABERTOOTH 55i modeli “Marine Cool” konseptini ve Intel P55 yongasetini temel alıyor.

ASUS SABERTOOTH 55i anakartı soğutma yüzey alanını büyük oranda arttıran mikron boyutlarında tırtık dokusuna sahip CeraM!X soğutucu bloğuyla donatılmış. Böylece anakart oldukça yüksek ısıda bile yeterince serin çalışabilmekte. Soğutucu bloğun yapısında kullanılan seramik malzeme bugün uzay ve uçak endüstrisinde de soğutma amacıyla kullanılıyor. Seramik malzemenin sahip olduğu tırtıklı yüzey, standart anakartlar için kullanılan anti-oksidan alaşımlardan daha da etkin bir soğutma sağlıyor. Kısacası sistemde açığa çıkan ısı daha hızlı bir şekilde dış ortama salınabiliyor. Bu da dolaylı yoldan sistem kararlılığını arttırıyor.


Kılık kıyafet dönemi bitiyor, Okul kıyafeti giyilmeyecek, Okul kıyafetleri kalkıyor, Tek tip elbise dönemi bitiyor,

Yazan: admin Tarih: Sep 30th, 2009 | Kategori:: Günce Haberler

Okul kıyafetleri kalkıyor, Tek tip elbise dönemi bitiyor, Kılık kıyafet dönemi bitiyor, Okul kıyafeti giyilmeyecek

Okul kıyafetleri kalkıyor, Tek tip elbise dönemi bitiyor, Kılık kıyafet dönemi bitiyor, Okul kıyafeti giyilmeyecek

Netkeyfim.com

Bu fotoğraf tarihe karışacak
Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, öğrencilerin kılık kıyafetlerini düzenleyen yönetmelikte değişiklik yapılacağını ve artık önlük uygulamasına son verileceğini bildirdi.

Er, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Haziran 2009′da, ‘Okul Kıyafetleri Çalıştayı’ düzenlediklerini anımsatarak, çalıştay sonucunda bir rapor ortaya konulduğunu belirtti. İbrahim Er, çalıştayda, yeni uygulamanın 2010-2011 eğitim-öğretim yılından itibaren başlatılmasının öngörüldüğünü söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürü Er, devlet memurları ile öğrencilerin kılık-kıyafetlerini düzenleyen yönetmeliğin değiştirileceğini, yeni uygulamanın en kısa zamanda duyurulacağını ifade etti.

Devlet memurları ile öğrencilerin kılık kıyafetlerini düzenleyen yönetmeliğin Bakanlar Kurulu’ndan çıktığını, yönetmeliğin öğrencilerle ilgili bölümünde yapılacak değişiklik teklifini İlköğretim Genel Müdürlüğü olarak kendilerinin hazırlayacağını anlatan Er, çalışmanın kısa zamanda tamamlanacağını söyledi.

Okullardaki kılık-kıyafet ile ilgili genel kuralları belirleyeceklerini dile getiren Er, ‘Yapacağımız çalışma, çalıştaydan çıkan sonuçlara göre olacak. Biz çok genel çerçeveyi çizeceğiz. Yine üniforma olacak. Rengine, desenine, diğer ayrıntılarına okul aile birliği karar verecek. Okullar rengi belirleyecek ama bir okulda tek bir renk olacak. Önlük kalkacak’ dedi.

‘İKLİM KOŞULLARI AYNI DEĞİL’

İbrahim Er, genel çerçevenin nasıl belirleneceği konusunda da şunları söyledi:

‘Her yönetmeliğin bir çerçevesi olur; mesela askılı giyilmez, streç pantolon giyilmez gibi… Hiçbir çerçeve koymazsanız çocuk şortla okula gelirse, okul şortu seçerse bu olmaz. Biz bu anlamda genel bir çerçeveyi çizip, içinin nasıl doldurulacağını onlara bırakacağız.

Bunun nedeni de şu, Türkiye’de iklim koşulları aynı değil. Antalya’daki bir okul kıyafeti ile Kars’taki bir okul kıyafeti aynı zaman aralığında aynı işlevi görmez. Bunu belirlemeyi okula bırakacağız. Aslında fiilen de bu uygulama yapılıyor. Bizim yaptığımız fiili duruma meşruiyet kazandırmak.’

Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren öğrencilerin siyah önlük giydiğini ifade eden Er, bunun, ‘o yıllardaki yoksulluğu göstermemeyi’ sağladığını anlattı. 1929 ekonomik krizine işaret eden Er, ‘Siyah önlük en basit, ucuz kumaştı. İnsanların yoksulluğunu kamufle ediyordu’ dedi.

KIYAFET, EN ÇOK GENELGE YAYIMLANAN KONULARDAN BİRİ

Okullarda siyah önlük zorunluluğuna 1989-1990 eğitim-öğretim yılında, yayımlanan genelgeyle son verildi.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı merhum Avni Akyol, yayımladığı genelgede, bakanlığa yazılı ve şifahi başvurular yapıldığını, ‘Yurdun çeşitli yerlerinde okul yöneticileri, öğretmenler, veliler ve öğrencilerle yapılan toplantılarda siyah önlüklerin değiştirilmesi fikrinin büyük oranda tasvip edildiğini’ belirterek, konuyla ilgili bazı valiliklerden görüş istendiğini bildirmişti.

Akyol, gelen görüşlerde ‘Siyah önlüğün ilköğretim çağındaki çocukları psikolojik yönden olumsuz etkilediğinin dile getirildiği, siyah önlük uygulamasına son verilmesi ve yerine çeşitli renk (deniz mavisi, lacivert, gri vb.) ve modeldeki önlüklerin kullanılmasının ifade edildiğini’ belirterek, bu görüş ve anketler doğrultusunda, okullarda deniz mavisi, lacivert, siyah ve gri renklerden birinin önlük rengi olarak seçilmesinin kararlaştırıldığını belirtmişti.

Milli Eğitim Bakanlığında, öğrenci kıyafetleri, en çok genelge yayımlanan konulardan biri oldu. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay 1997′de, dönemin müsteşarı merhum Bener Cordan 1998′de, dönemin Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu 1999′da, dönemin Milli Eğitim Bakanı Necdet Tekin 2002′de, dönemin müsteşarı İsmail Bircan 2002′de, dönemin müsteşarı Necat Birinci 2005′te ve dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de 2006, 2007 ve 2008 yıllarında genelgeler yayımlayarak, öğrencilerin kılık-kıyafetlerinin nasıl olacağı konularında uyarılarda bulunmuşlardı.

KIZ ÖĞRENCİLERE PANTOLON İZNİ

Necdet Tekin, 2002′de, liselerdeki kız öğrencilerin pantolon giyebilmelerine imkan tanıyan genelge yayımlamıştı. Türkiye’de yaşanan iklim farklılıklarına dikkati çeken Tekin, ortaöğretim kurumlarında okumakta olan öğrencilerin velilerinden yoğun istek geldiğini, bu isteklerin değerlendirilmesi sonucunda ortaöğretim kurumlarındaki kız öğrencilerin siyah, füme, gri renk pantolon giyebileceklerini belirtmişti.

AA