|
|
|
|
| |
| |
--»
Babada kalacaktır
Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile
açıklamış:
- "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu
dokuz ay karnımda taşıdım."
Hakim kocaya sormuş:
- "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?"
Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış:
- "Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk
kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi.
Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe
atanın mı?"
Hakim sekreterine dönmüş:
- "Yaz kızım. Çocuk
babada
kalacaktır..."
--»
Yumurta Yapmanın 100 yolu
İki horoz mutfağa girerler. Etrafa meraklı gözlerle
bakarlarken tezgahın üzerinde bir yemek kitabı
görürler. Kitabın üzerinde : "Yumurta
yapmanın 100
yolu" yazmaktadır. Biri digerini dürter ve der ki :
-Olum bak lan seks kitabı bulduk alaaaaaaa ...
--» Benim kim olduğumu biliyor musun?
Üniversitenin büyük amfisinde 800 kisinin katildigi
bir imtihan...
Süre iki saat... Profesör son derece sert ve sürenin
esnetilmesine
imkân yok.
Cevaplari yetistiremeyen kaliyor. Bu yüzden bütün
talebeler haril haril kâgit dolduruyorlar. Ama birisi
agirdan gidiyor. Biraz düsünüyor biraz yaziyor.
Hiç aceleci bir hâli yok.
Derken süre doluyor. "Getirin kâgitlari çocuklar"
diyor profesör ve herkes bitirebildigi kadariyla
kâgidini getirip masanin üzerine koyuyor. Veren
çikiyor, veren çikiyor, masanin üzerindeki kâgitlar
birikiyor. Sinifta hiç talebe kalmiyor. Bir kisi
hâriç. Bizim agirdan giden talebe hiç istifini
bozmadan yazmaya devâm ediyor.
Böylece biraz daha zaman geçtikten sonra, bizimki
kalkip kürsüye gidiyor ve kâgidini bir sonraki ders
için hazirliklarini tamamlamakta olan profesöre
uzatiyor. Profesör kizarak:
-Hayir! Çok geç kaldin. Artik senin kâgidini alamam...
Bizimki ters ters bakiyor:
-Sen benim kim oldugumu biliyor musun?
-Yoo, aslinda bilmiyorum. Ne olacak?
-Iyi öyleyse, diyor bizimki ve yigili duran imtihan
kâgitlarinin bir kismini kaldiriyor ve araya kendi
kâgidini koyup kâgitlari tekrar düzeltiyor. Sonra da:
-Iyi günler hocam, deyip profesörün saskin bakislari
arasinda yürüyüp gidiyor.
--»
Bir iki üç iç..
Hitler'in gözü İngiltere'de ama oraya gitmesine imkan
yok. Çünkü bir sürü tankı var ama savaş gemisi yok..
Bir gün yardımcıları ile Manş denizinin kıyısına
geldiğinde "Denizi kurutup tankları karşıya geçirmek"
gibi müthiş bir fikir geliyor aklına..
Ve hemen emir veriyor. Tüm Alman ordusu denize girecek
ve denizin suyunu içip bitirecek...
Hitler emir verdimi akan sular durur.. Eline kaşık,
kepçe, maşrapa alan tüm asker denize giriyor ve
komutan emri veriyor.
"Bir iki üç iç..
Bir iki üç iç..
Bir iki üç iç.."
Bu komutla askerler bütün gün deniz suyunu içiyorlar
ve gece olunca istirahate çekiliyorlar. Bir hafta
sonra müthiş planının ne halde olduğunu görmek üzere
Hitler deniz kenarına geliyor. Görüyor ki denizde bir
litre bile eksilme yok.. Tam dönüp komutanlarına
bağıracağı sırada karşı sahillerden bir ses duyuyor...
"Bir iki üç çişşşşş..
Bir iki üç çişşşşşş..
Bir iki üç çişşşşşş.."
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
- |
| |
|
|
| |
| |
|
|
|
|
|
|