Cilt lekeleri, yüz ve bacaktaki ince yüzeysel damarlar, ciltte kollajen azalmasına bağlı sarkmalar ve ince kırışıklıklar üzerinde etkili. En yaygın olarak istenmeyen tüyler üzerinde kullanılıyor. Işıkla tedavi yöntemlerindeki en son teknoloji I2PL. Deride ışığı ileten iki madde var. Bunlardan ilki deriye ve tüylere rengini veren 'melanin' diğeri ise kana rengini veren madde. Basit bir mantıkla fotoğraf flaşının çok yoğunlaştırılmış ve istenilen dalga boylarını filtreleyerek saniyenin yüzde birinde verilmesi olarak nitelendirdiğimiz bu teknikle, bu maddeler ani ısıtılıyor. Tüylere verilen bu ışıkla tüy kökü ani ısıyla yok oluyor. Kollajen dediğimiz deriye elastikiyetini kazandıran maddenin üretimi de artırılarak cildin daha gergin ve pürüzsüz olması sağlanıyor. * Lazer uygulamalarında temel sorun uygulamanın yavaş olması ve uzun dönemdeki sonuçlarında başarı oranının daha az olması. I2PL'in en önemli özelliği ise acı oluşumunu engellemesi. İşlem çok kısa sürede gerçekleşiyor. Örneğin; her iki bacağa epilasyon uygulaması yarım ila bir saat içinde tamamlanabiliyor. Tüm yüz lekeleri için 10 ila 15 dakika tedavi için yeterli olabiliyor. * Işığa duyarlılığı olanlara, son bir aydır güneş banyosu, solaryum, brozlaştırıcı kremler uygulanmış yanık ciltlere, uzun süreli şeker hastalığı olanlara, kortizon tedavisi görenlere ve hamilelere uygulanmaz. * İstenmeyen tüylere uygulama yapıldıktan sonra kıl kökü tahrip olan tüyler, 15 gün içinde dökülür. Bu bölgeden bölgeye değişme gösterir. Ortalama yüzde elli oranında azalma olur. Lekeler tedavi sonrası birkaç gün çikolata rengini aldıktan sonra iki hafta içinde dökülerek yok olur. Kılcal damarlar hemen solarak iki hafta içinde yok olur. Yüz gençleştirmede ise etki yaklaşık üç haftada ortaya çıkar. * Hastaların güneş yanığının olmaması çok önemli. Bazı hastalarda cilt rengini açıcı bazı tıbbi krem uygulaması yapılabilir. Genel olarak hiçbir yan etkisi yok. Tedavi öncesi ve sonrasında bir ay güneşten korunmak gerekiyor. Bunun için 60 ve üzeri faktörlü güneş koruyucu kullanılabilir.

Formda Kalmak İçin

 
   

Beslenme terimini hep duyarsınız. Besin ve formda kalma ilişkisi, duyumlarınızın temelini oluşturur. Beslenme yiyeceklerin vücudu nasıl beslediğine bağlıdır. İyi beslenme de aşırıya kaçmadan vücudun gereksinimine yetecek kadar besin alınmasıdır.

 
   

Bugünkü beslenme bilgileri yıllar süren bilimsel araştırmalar sonucu elde edilmiştir. Sağlık ve besinlerle ilgili araştırmaların uzun bir tarihi geçmişi vardır, hatta bununla ilgili eski Yunanların da kayıtları bulunmaktadır. Fakat beslenme ile ilgili gizemler 19. yüzyıla kadar açıklığa kavuşturulamamıştır. Bundan sonra bilim adamları beslenme ile ilgili pek çok soruyu cevaplayabilmişlerdir. Çalışmalar devam etmekte ve bilim adamları beslenme, besinler ve onların sağlıkla ilgileri hakkında önemli soruları araştırmaktadırlar.

 

Günümüzde beslenme önerileri somut bilimsel bulgulara dayanmaktadır. Eskilerden farklı olarak, sağlık için yiyecek seçiminde geçerli güçlü temellere sahibiz, kişisel sağlığınız için beslenme ilkelerini uygulama ve öneriler alma, size bağlıdır