Sohbet

Bir sohbet sitesidir

'Dizi' kategorisi icin arsiv

Seda Bakan Fotoğrafları, Güneş resimleri ve röportajları, Seda Bakan (Güneş) kimdir, Star Tv Makber dizi oyuncusu,

Yazan: admin Tarih: Dec 18th, 2009 | Kategori:: Dizi

Seda Bakan (Güneş) kimdir, Star Tv Makber dizi oyuncusu, Seda Bakan Fotoğrafları, Güneş resimleri ve röportajları

İsim : Seda
Soyisim : Bakan
Doğum Yeri : İstanbul
Doğum Tarihi : 10 Ekim 1985
Eğitim Durumu : Sakarya Üniversitesi Dış Ticaret Mezunu
Oyunculuk Kariyeri : Sana Mecburum (Dizi) 2007
Seda Bakan’ın Hayatı Hakkında Bilgiler

Ders çalışıyor
TÜRVAK’ta oyunculuk eğitimi alan Seda Bakan, kendini geliştirmek için sürekli kitap okuyor, sinemaya ve tiyatroya gidiyor. Okulundan bir an önce mezun olmak için de disiplinli bir şekilde ders çalışıyor.

Nerelere gider?
Geçtiğimiz yazı çalışarak ve hafta sonları ailesinin Bayramoğlu’ndaki yazlığında geçiren Seda, popüler mekanları seviyor. Kuruçeşme’deki Aşk Cafe’ye, Limonlu Bahçe’ye ve Kanyon Alışveriş Merkezi’ne sık gidiyor.

‘Leyla’yı sevdi
Seda, ‘Sana Mecburum’ dizisinde canlandırdığı ‘Leyla’ karakterini kendine benzetiyor. “İkimiz de ailemize çok düşkünüz” diyor ve ekliyor: “Aramızdaki en önemli fark ise benim hiçbir şarkıcıya fazla hayranlık duymamam!”

Nasıl keşfedildi?
Ekran önündeki macerası Number One TV’de sunuculuk ile başlayan genç oyuncu, kadınlar için tasarlanmış bir epilasyon firmasının reklamıyla adından söz ettirdi. ‘Sana Mecburum’ ise ilk dizisi oldu.

Okumaya devam
“Kendimi bildim bileli oyuncu olmak istedim” diyen sempatik güzel, Sakarya Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra hayalinin peşine düşmüş. “Hiçbir şey için geç değildir” ilkesinden güç alarak TÜRVAK’a kaydolmuş.

Seda Bakan, kariyerine bir çok reklam ve Sana Mecburum adlı dizisindeki performanslarından sonra MTV Türkiye kanalında The Base Chart Show adlı programda yeni sezonun sunuculuk performansını eklemiş durumda.

TÜRVAK’ta oyunculuk eğitimi alan Seda Bakan, kendini geliştirmek için sürekli kitap okuyor, sinemaya ve tiyatroya gidiyor. Okulundan bir an önce mezun olmak için de disiplinli bir şekilde ders çalışıyor.

Geçtiğimiz yazı çalışarak ve hafta sonları ailesinin Bayramoğlu’ndaki yazlığında geçiren Seda, popüler mekanları seviyor. Kuruçeşme’deki Aşk Cafe’ye, Limonlu Bahçe’ye ve Kanyon Alışveriş Merkezi’ne sık gidiyor.

Seda, ‘Sana Mecburum’ dizisinde canlandırdığı ‘Leyla’ karakterini kendine benzetiyor. “İkimiz de ailemize çok düşkünüz” diyor ve ekliyor: “Aramızdaki en önemli fark ise benim hiçbir şarkıcıya fazla hayranlık duymamam!”

Ekran önündeki macerası Number One TV’de sunuculuk ile başlayan genç oyuncu, kadınlar için tasarlanmış bir epilasyon firmasının reklamıyla adından söz ettirdi. ‘Sana Mecburum’ ise ilk dizisi oldu.

“Kendimi bildim bileli oyuncu olmak istedim” diyen sempatik güzel, Sakarya Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra hayalinin peşine düşmüş. “Hiçbir şey için geç değildir” ilkesinden güç alarak TÜRVAK’a kaydolmuş.

Seda Bakan, kariyerine bir çok reklam ve Sana Mecburum adlı dizisindeki performanslarından sonra MTV Türkiye kanalında The Base Chart Show adlı programda yeni sezonun sunuculuk performansını eklemiş durumda.

Star TV, Aralık ayında 2 iddialı yapımı daha seyircilerinin beğenisine sunuyor. 1970 yılında çekilen ve aşk filmlerinin en güzeli olarak kabul edilen “Love Story”den uyarlanan “Makber” ile izleyicilerini tutkulu bir aşka tanık edecek.

“Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinin de yapımcısı olan Pana Film, yine iddialı bir diziye imzasını atıyor. Çekimlerine 16 Kasım’da başlanan Makber, Aralık ayında Star TV ekranlarındaki yerini almaya hazırlanıyor.

Yönetmenliğini Kemal Uzun’un yaptığı, senaryosunu da Şebnem Aksoy ve Ozan Aksungur’un yazdığı dizinin başrollerini Seda Bakan ve Seda Bakan paylaşıyor.

“Makber” her şeyden güçlü bir aşkın hikâyesini anlatıyor. Aşkları uğruna önlerine çıkan bütün engelleri aşan Güneş (Seda Bakan) ve Güneş (Seda Bakan), el ele vererek hayata meydan okuyor.

Seda Bakan ile ilgili bir röportaj

Bende cahil cesareti var

“Sana Mecburum” adlı dizide kamera karşısına geçen genç oyuncu Seda Bakan, daha yolun başında gözünü yurtdışına dikti.

Kaç yaşındasınız?-

10 Ekim 1985 doğumluyum. Sakarya Üniversitesi Dış Ticaret mezunuyum.

Oyunculuk eğitimi aldınız mı?

- Üniversiteden sonra TÜRVAK’a girdim, hálá orada oyunculuk dersleri alıyorum. “Sana Mecburum”, ilk deneyimim.

Dış Ticaret mezunusunuz ama oyunculuk yapıyorsunuz…

- Oyunculuk her zaman aklımdaydı. Küçük yaşlarda bile sinemaya gittiğimde kendimi beyazperdede hayal ederdim.

Bu projeyle hayallerinizin gerçekleşmesi adına ilk adımı attınız…

- Aslında bu projede yer almam tamamen tesadüf eseri oldu. Reklam filminde rol almak için gittiğim görüşmede, dizinin senaryosunu gösterdiler. Okulu bitirmeden dizi projelerinde yer almak istemiyordum. Ama derslerimi takip edebilecek kadar zamanımın kalacağı söylenince teklifi kabul ettim.

Bu projeye sizi ne çekti?

- Beni cezbeden senaryonun romantik-komedi türünde olmasıydı. Ayrıca kolay oynayabileceğim bir rol gibi geldi, çünkü Leyla karakterini kendime yakın hissettim. Benim de bir abim var, ben de küçük bir yerde ailemle birlikte yaşıyorum. Senaryoyu okurken Leyla’nın hayatıyla kendi hayatımı karşılaştırmaya başladım. Leyla çok saf, temiz bir kız ve aile geleneklerine çok bağlı. Doğuş’un canlandırdığı şarkıcı Serkan karakterine de aşık.

Sizin de var mı hayran olduğunuz bir sanatçı?

- 15-16 yaşlarında Justin Timberlake’e aşıktım. Benimki kısa ömürlü oldu ama Leyla’nınki sürüyor. Leyla, Serkan’ın dış görünüşüne değil, şarkılarına hayran. Neden derseniz… Karşı komşusu Erol, Leyla’ya aşık. Onun için şarkılar yazıyor. Bu şarkıları da Serkan seslendirince, doğal olarak Leyla kendisini o şarkıların içinde buluyor.

Bu camiadan neler bekliyorsunuz?

- İnsanlar bu camia için “pırıltılı” ifadesini kullanırlar ama ben o pırıltının ne olduğunu anlayamıyorum. Ben her zaman kendi halinde yaşayan biri olarak kalacağım. Hayatımın değişeceğine inanmıyorum. Oyunculuk açısından gidebildiğim yere kadar gideceğim… Ajansa bağlı çalışmama ve vücudumun elverişli olmasına rağmen mankenlik yapmayı düşünmedim. Tek isteğim yurtdışında eğitim almak…

Eğitim sizin için ne kadar önemli?

- Hocalarımız “Biz size eğitim veriyoruz ama o ışığın sizde olması gerekiyor” fikrini savunurlar. Sahnedeysen kendini göstermen için parlaman gerekir. İşte o parlaklık galiba doğuştan geliyor. Kimileri buna yetenek, kimileri enerji diyor. Benim de içimde enerji var. Bu enerjiyi açığa çıkaracak yolu bularak, oyunculuğu seçtim. Ama bu iş Türkiye’de bir yere kadar… Tamam, Türkiye birçok alanda gelişti, artık iyi filmler çıkıyor, ama benim amacım farklı… Sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da ve Amerika’da nereye kadar gidebilirim diye düşünüyorum. Beni durdurabilecek bir şeyin olmayacağını hissediyorum. Belki de bu cahil cesaretidir.

DENGESİZLİĞİMİ HERKES BİLİR

Terazi burcusunuz… Burcunuzun özelliklerini taşıdığınızı düşünüyor musunuz?

- Evet, dakikam dakikama uymaz mesela… Böyle bir sorunum var ve çevremdeki birçok kişi bu duruma alıştı artık…

Bunun sizi rahatsız ettiği zamanlar oluyor mu?

- Ben dengesiz bir insanım! Çok kötü bir ruh halinden keyifli bir moda çok rahatlıkla geçebiliyorum. O anda yaşıyorum diye şükrediyorum ve bu çok işime yarıyor.

Peki, güzel olduğunuzu düşünüyor musunuz?

- Güzel olduğumu düşünmüyorum ama çirkin bir kız da değilim. Beni kendi halime bıraktıkları zaman çok salaş şeyler giyiyorum. “Bugün güzel giyineyim, daha güzel olayım” gibi bir ruh haline girmem. Kendimi nasıl rahat hissediyorsam öyle davranır ve öyle giyinirim.


Devrim Nas Fotoğrafları, Hazar resimleri ve röportajları, Devrim Nas (Hazar) kimdir, Star Tv Makber dizi oyuncusu,

Yazan: admin Tarih: Dec 18th, 2009 | Kategori:: Dizi

Devrim Nas (Hazar) kimdir, Star Tv Makber dizi oyuncusu, Devrim Nas Fotoğrafları, Hazar resimleri ve röportajları

Eğitimi Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü, Lisans ve Yüksek Lisans
Tiyatro Ti ve Tiyatro Pera kurucularından. Her iki tiyatronun prodüksiyonlarında oyuncu olarak yer almıştır. Aynı zamansa Pera Güzel Sanatlar Tiyatro Bölümünde eğitmenlik yapmaktadır. Uluslararası tiyatro festivallerine turneler yapmış ve pek çok workshopa katılmıştır.

Oynadığı Diziler

Bizim Aile, 1995, Kaya
Cafe Casablanca, 1996 (TRT)
Ruhsar, 1997, Konuk Oyuncu
İkinci Bahar, 1998, Murat
Delikanlı , 2000
Zeybek Ateşi, 2002, Komiser Levent
Melekler Adası, 2004, Hasan
Doktorlar, 2007, Arslan İbrahimoğlu
Ece, 2008, Ömer

Oynadığı Sinema Filmleri

Leoparın Kuyruğu 1998
Sis ve Gece, 2006, Sinan
Kabuslar Evi: Gece Gelen Arkadaşlar, 2006, Özgür
Mavi Gözlü Dev, 2007

Devrim Nas (Hazar) ile Yapılan Röpırtajlar

Devrim Nas: Aktör değil sanki melek!

Siz onu ”Melekler Adası”nın yakışıklı aktörü olarak tanıyorsunuz ama aslında melek olan kendisi. Sakin, iyi huylu, kibar, sadık ve kadınlarda şefkat hissi uyandıracak kadar derin bakıyor. İlk aşkından son sevgilisine, hayatının tüm mahrem yanlarını Şencan Güleryüz’e anlatan Devrim Nas’ın tek bir falsosu bile yok. Sanki sırtında gizlediği kanatları var.

ŞENCAN GÜLERYÜZ: Popüler kültürün dışında durmana rağmen Türkiye?nin en popüler dizilerinden birinde oynuyorsun. Popüler insanlarla beraber olmaktan mutlu musun?
DEVRİM NAS: Başlangıçta tedirginlik vardı. Benim tedirginliğim de bir-iki bölümden sonra yok oldu. Nurgül?le “İkinci Bahar”ın setinden tanışıyorduk. Hande?yle burada tanıştık. Benim gördüğüm Hande?nin, anlatılan Hande ile pek alakası yok. Magazin basını çok da fazla sıkıştıramadı çünkü Yağmur Ajans?ın koruması altındayız. Basının sete girmesi konusunda bir bloke var.
Ş.G: Efendi adamlara bu piyasada çok da yer yoktur denir. Sence de biraz fırlama mı olmak gerekiyor?

D.N: Efendilik deyince Osman Yağmurdereli ile yaptığım ilk görüşme aklıma geldi. Senin disiplinin, kibarlığın ve efendiliğin benim için çok önemli demişti. Demek ki, bu tür değerler de aranmaya başlanmış bu sektörde.
Ş.G: Özel hayatında neler yapıyorsun? Mesela şu anda şehir dışındayız. Burada mı yaşıyorsun?

D.N: Kız arkadaşımın ailesi burada yaşıyor. Burası zaman zaman kaçabildiğimiz bir yer oldu. Çok iyi geliyor bu orman. Zamanımı arkadaş olarak da, sevgili olarak da paylaşabileceğim, iyi bir insan, fikri, duygusu zengin bir insanla geçiriyorum.
Ş.G: Okulda öğretmenlik yapıyorsun. Öğrencilerinden sana aşık olan oldu mu? Böyle bir şey yaşadın mı?

D.N: Herhalde öyle bir hayranlık olabilir onlarda. Ama o çok tatlı bir şey. Ama öyle somut bir şey olmadı. Allahtan olmadı. Ben biraz mesafeli davranıyorum. O mesafeyi koyuyorum. Galiba o işe yarıyor.
Ş.G: Dünya da hayatını verebileceğin, uğrunda ölürüm dediğin biri var mı?
D.N: Yaşamayı seviyorum. Ölümü çok aklıma getirmemeye çalışıyorum ama herhalde bir çocuk olur. Kendi çocuğu için insan gerçekten hayatını verebiliyor galiba. Bir kere genlerimizde olan bir şey bu. Neslin devam etmesi. Çocuğum için canımı veririm sözü gerçekten doğru bir söz.
Ş.G: Sen kaç kere aşık oldun?

D.N: Üç kere. Üç kere az mı?
Ş.G: Bilmem. Kime göre az?

D.N: Belki fazla bile. Dört. Çocukluk aşkım var bir de.
Ş.G: Hiç unutamadığın var mı?

D.N: Yer yer. Silip atamazsın ki. Bu ilk ve en yoğun birçok şeyi yeni yaşadığın ilişki, en fazla akılda kalan oluyor galiba. Birçok şeyi orada öğreniyorsun. Kötü de olsa iyi de olsa onu hatırlıyorsun. Mesela eski fotoğraflara bakmak zorunda kaldım, küçük farklı bir ısı oluyor. Ama bir yandan sen değilsin o. Sensin ama değilsin.
Ş.G: Seksin genel olarak senin hayatında yeri ne peki?
D.N: Çok önemli tabii. Çok özel bir şey. Çok uluorta olması, çok da masalara düşmesi hoş değil. Çünkü senin özelin. Bir günlük bir ilişki de olsa çok özel bir şey. İnsanın kendisini hem yok ettiği, hem var ettiği bir şey. Kendini kaybediyorsun, sonra tekrar benliğini kazanıyorsun. Ben seksi böyle hissediyorum. Benimki hiçbir zaman bedensel bir ihtiyacı gidermek olmadı. Birçok sözcükten, davranıştan daha ilişkiyi tanımlayıcı bir süreç. Bu modern çağda başka bir yerde duruyor. Cinsellik hayatımızın her anında olduğu için artık ben o yüzden sakınıyorum. Ben sevgilime dokunmayı seviyorum. Yurtdışında dolaşırken, birçok insanın bize tuhaf baktığını gördük. İnsanlar birbirlerine dokunmayı unutmuşlar. O dokunma gündelik hayatın içerisinde seksin devamı.
Ş.G: Kendini çok kötü hissettiğinde, soluğu yanında aldığın bir kişi var mı?

D.N: En yakınımdaki kız arkadaşım. O da yetmediğinde yakın arkadaşım. Yürümek falan daha iyi geliyor aslında. İstanbul o yüzden daha güzel. Kaybolabiliyorsun bu şehirde. O kaybolma duygusu hoşuma gidiyor. Şimdi çok göz önünde olunca, çok kaybolamıyorsun da, evine kapanıyorsun. Çiftçilik yapıyor baba tarafım. Oradan doğayı, toprağa dokunmayı öğrendim. Bazı insanlar vardır, şehirden çıkınca sudan çıkmış balığa dönerler, ben doğa içerisinde olmayı da biliyorum. Kendimi en rahat benim dilimi konuşmayan yerlerde, yurtdışında hissediyorum. Kendi hayatını da unutuyorsun o zaman.Türkiye içerisinde bir yere gitsen bile, tam bir kaçış olamıyor. Yurtdışı tam bir kaçış. Gündelik hayatındaki davranış biçiminden farklı davranmaya başlıyorsun. Müthiş bir özgürlük veriyor insana.

Devrim Naz Söyleşi

10 soruda İstanbul

DEVRİM NASİstanbul’da en sevdiğiniz semt ve mekan hangisi?
Cihangir ve Tünel. Ama Boğaz’ın sakin köşelerini de çok severim.

İstanbul’u hangi şarkı en iyi anlatır?

Münir Nurettin Selçuk, ‘ Aziz İstanbul’

Siz İstanbul’un neresindensiniz?

Zeynep Kamil’de doğduğuma göre Üsküdarlı oluyorum.

İstanbul’da en çok neyi seviyorsunuz?

Hem bir köşesinin yerlisi olup ‘köy’lü olabilmeyi, hem de metropolün uğultusunda kaybolup ‘dünyalı’ olabilmeyi.

İstanbul’da en çok neyi sevmiyorsunuz?

Böylesine kadim bir varlıkken kendisini hala ‘ teenager’ zannetmesini.

İstanbul’u anlatan en iyi roman sizce hangisi?

‘Huzur’ demeyeni dövüyorlar! Ayrıca ‘Benim Adım Kırmızı’ ve ‘ Suskunlar’da 16 ve 17.yy İstanbul’u ne de iyi anlatılmıştır. Şapka, Orhan Pamuk ve İhsan Oktay Anar’a. ‘ Kara Kitap’ ve ‘ Yüksek Topuklar’da anlatılan bugünün İstanbulu’nu da severim. Alkışlar O. Pamuk ve Murathan Mungan’a.

İstanbul’da manzara en güzel nereden seyredilir?

Tünel’den Gümüşsuyu’na kadar olan ara yollarda, birden yokuş aşağı bir manzarada karşınıza çıkan Boğaz’a doyum olmaz. Ama gün akşama kavuşurken Boğaz’ın ortasında olmak hiçbir şeye değişilmez.

Sizce İstanbul hangi renk?

Yeşili bol bir menekşe mavisi ve mor.

İstanbul sizce ne kokuyor?

Yaşanmışlık! Titizlik hastası ve hijyen meraklısı olanların evlerine gidince huzursuz olursunuz, adeta bütün ev çamaşır suyundan yeni çıkmış gibidir. Ev, sahibi dahil yaşayan her şeyi kusmak ister. Bir de her eşyanın canlı, birbiriyle ilişkisi olduğu, huzurlu bir gevşeklikle zamana ve mekana kendini teslim etmiş davetkar evler vardır. İşte İstanbul benim için böyle bir ev ve bu ev gibi kokar.

İstanbul’un başına gelen en kötü şey nedir?

İki önemli tarih var. Birincisi, hiç sözü evirip çevirmeden 6-7 Eylül olayları derim. Bu toprakları kasıp kavuran, yoksunlaştıran bir anlayışın yakın tarihimizdeki önemli duraklarından biri. Bu tarihten sonra İstanbul daha eksik ve yoksun oldu. İkincisi, 1 Mayıs 1977, ‘Kanlı 1 Mayıs’. İstanbul en temel özgürlüğünü, meydanlarını, orada canını verenlerle yitirdi.


Makber dizisi konusu hakkında, Star Tv Makber dizi fragmanı, Makber Dizisi, Star Tv MakberDizi Oyuncuları,

Yazan: admin Tarih: Dec 16th, 2009 | Kategori:: Dizi

Makber Dizisi, Star Tv MakberDizi Oyuncuları, Makber dizisi konusu hakkında, Star Tv Makber dizi fragmanı

Pana Film, Kurtlar Vadisi ile ile uzun yıllardan beri kanal kanal dolaşıp bir çok büyük başarılara imza atıyor. En çok izlenen diziler arasında her zaman ilk 3′te olan dizinin yapımcıları bu sefer duygusal ve bambaşka bir türle yola çıkıyorlar. Love Story filminin türkçe versiyonu olarak çekilecek dizinin yönetmenliğini Gümüş Dizisinin yönetmeni Kemal Uzun Yapacak. Dizi önümüzdeki Star Tv ’de yayınlanmaya başlayacak.

Senaryorunu Şebnem Aksoy iki yılda yazdığı dizinin adı Makber. Dizinin konusu, orjinal filmde olduğu gibi ölümcül bir hastalığa yakalan bir genç kız ile olan delicesine seven erkeğin üzerine kurulu. Bu çifti canlandıracak oyuncularda belli aslında. Devrim Nas ve Seda Bakan. Devrim Nas son olarak Doktorlar dizsinde rol almıştı. Diğer rollerde oynayacak kadroda oluşmuş durumda aslında. Gümüş dizisinin yönetmeni olunca gümüş kadrodasundan da tanıdık isimler görmek şaşırtıcı değil herhalde. Usta Aktör Ekrem Bora, Soydan Soydaş, Funda İlhan; Gümüş dizisinden tanıdığımız oyuncular. İnci Şen, Gaye Gürsel, Murat Başoğlu ve Gamze Karaman‘da dizinin diğer oyuncuları arasında anılıyorlar.

Pana Film‘in “Yılın aşk hikâyesi” olarak tanımladığı “Makber”in konusu şöyle:

Seda Bakan‘ın canlandıracağı kimsesiz büyüyen genç kızın hayattaki en önemli varlığı ailesi yerine koyduğu çocuk yuvasıdır. Yuvanın bulunduğu araziyi satın alan şirketin varisi de (Devrim Nas) en büyük düşmanı…

İki genç arasında nefretle başlayan ilişki, zamanla büyük bir aşka dönüşür. Genç adam ailesinden ve tüm sahip olduklarından vazgeçmeyi göze alarak aşkının peşinden gitmeyi seçer. Aşkları hayata meydan okuyan gençlerin önüne son bir engel daha çıkar. Bir de ölüme meydan okumaları gerekecektir.

“Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinin de yapımcısı olan Pana Film, yine iddialı bir diziye imzasını atıyor. Çekimlerine 16 Kasım’da başlanan Makber, Aralık ayında Star Tv ekranlarındaki yerini almaya hazırlanıyor…

“Makber” her şeyden güçlü bir aşkın hikâyesini anlatıyor. Aşkları uğruna önlerine çıkan bütün engelleri aşan Güneş (Seda Bakan) ve Hazar (Devrim Nas), el ele vererek hayata meydan okuyor.

Yönetmen: Kemal Uzun
Senaryo: Şebnem Aksoy ve Ozan Aksungur
Oyuncular: Seda Bakan, Devrim Nas

Genel Hikaye

Star Tv , Aralık ayında iki iddialı yapımı daha seyircilerinin beğenisine sunuyor. 1970 yılında çekilen ve aşk filmlerinin en güzeli olarak kabul edilen “Love Story”den uyarlanan “Makber” ile izleyicilerini tutkulu bir aşka tanık edecek.

“Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinin de yapımcısı olan Pana Film, yine iddialı bir diziye imzasını atıyor. Çekimlerine 16 Kasım’da başlanan Makber, Aralık ayında Star Tv ekranlarındaki yerini almaya hazırlanıyor.

Yönetmenliğini Kemal Uzun’un yaptığı, senaryosunu da Şebnem Aksoy ve Ozan Aksungur’un yazdığı dizinin başrollerini Seda Bakan ve Devrim Nas paylaşıyor.

“Makber” her şeyden güçlü bir aşkın hikâyesini anlatıyor. Aşkları uğruna önlerine çıkan bütün engelleri aşan Güneş (Seda Bakan) ve Hazar (Devrim Nas), el ele vererek hayata meydan okuyor.

Star Tv ekranlarında cumartesi yayınlanacak olan makber dizisi merakla bekleniyor.Pana film tarafından yapılan makber dizisi hakkında bir çok kişinin aklında olduğu gibi bizim de aklımızda makber dizisi tutarmı soru işaretleri bulunuyor.

Makber dizisi başka yapımlar tarafından yapılsa belki diyebilirim ama Pana film gibi gerçek konuları yaşatan bir şirketin filmide dizisi de her zaman ilgi buluyor.

Makber Dizisi 1.bölüm
Star Tv ekranlarında yeni başlayacak olan Makber Dizisinin Tanıtım fragmanı


Küçük Kadınlar dizisi konusu hakkında, Kanal D Küçük Kadınlar dizi fragmanı,Küçük Kadınlar Dizisi, Kanal D Küçük Kadınlar Dizi Oyuncuları,

Yazan: admin Tarih: Dec 16th, 2009 | Kategori:: Dizi

Küçük Kadınlar Dizisi, Kanal D Saman yolu Dizi Oyuncuları, Küçük Kadınlar dizisi konusu hakkında, Kanal D Küçük Kadınlar dizi fragmanı

Hayat geçmek zorunda olduğumuz sınavlarla doludur. Bu sınavlar kimilerine “kolay” gelir… Sorunların çözümlerini bulmakta zorluk çekmezler… Adeta sorun çözümüyle birlikte gelir… Bunlar şanslı insanlardır. Bir de hayatları boyunca zor sınavları geçmek zorunda olanlar vardır. Onlar bir çok zorluğa göğüs germek, sırtlarına binen ağır yükleri biraz olsun hafifletmek için hayatları boyunca debelenip dururlar. Bunlar da şanssız insanlardır. Ama bu şanssız insanlar hayata daha bağlıdır… Daha bir tadını çıkartırlar mutlu günlerin. Çünkü mücadele bağlılığı, emek sevgiyi, baş etme gücünün farkında olmak da vefayı getirir. Bütün bu zor sınavlarda elimizi tutan, bize destek veren, hatta gerektiğinde bütün sorumluluğu yüklenen iyilik melekleri vardır etrafımızda… Yeryüzündeki meleklerimiz… Annemiz ve babamız… Hayatlarını , çocuklarının mutluluğuna vakfedenler… Hikayemiz yeryüzündeki iyilik meleklerini kaybettikten sonra birbirine kenetlenmiş beş kız kardeşin hikayesidir…

En büyüğü yirmi, en küçüğü altı yaşında olan beş kız kardeş… Anne babaları bu dünyadan göçüp gittikten sonra karşılaşacakları bütün sınavlarda el ele veren , birbirlerine kızsalar da küsseler de , bağırıp çağırsalar da karşılarına çıkan en zor sınavda bile tek bir yürek olan… Birbirlerinden farklı beş kız kardeş… Kardeşlerine hem anne hem baba olan, hukuk fakültesi 2. sınıf öğrencisi Elif (20), içi dışında, sırdaş, güçlü, “delidir ne yapsa yeridir” tanımının en iyi örneklerinden Armağan (17) – nam-ı diğer Armi – , okul derdiyle , sivilceleriyle , üç kuruş harçlıkla arkadaşlarına rezil olmadan onlara yetişme telaşıyla tam bir ergen Yeliz (15), yaşından büyük bir hastalıkla yaşayan, olgun, kitap okuma tutkusu olan, sorumluluk sahibi, anlayışlı Bilge (12) ve en küçük, en hassas, en sevimli, müzik tutkunu Cansu (6).

Anne babalarının bekçilik yaptığı köşkte kendilerine ayrılmış bölümde, her gün doğumunda, umutla, sevgiyle, ayakta kalma azmiyle güne “merhaba” diyecekler. Ne olursa olsun , pes etmeyecekler. Birbirleri için direnecekler. Başlarına gelecek her felaket onlara bir şeyler öğretecek. Daha güzel günler için hırslanacaklar , güçlenecekler…

Onlar Küçük Kadınlar. Onlar ne pahasına olursa olsun düşmemek için hayatla elele mücadele edecek , hep birlikte “büyüyecekler.”

Küçük Kadınlar başrollerinde Ekin Türkmen, Hande Soral, Fulya Zenginer, Elit İşcan, Burak Sağyaşar, Selin Ilgar, Ali İl, Ezgi Bakışkan ve Ahmet Levendoğlu oynadıkları yapımını D Productions’un üstlendiği, 2008 yılının yaz sezonunda başlayan ve çok reyting aldığı için kış sezonunda da devam edecek dizi, Kanal D ekranlarında yayınlanan tv dizisidir. Dünya klasikleri arasında yer alan “Küçük Kadınlar” adlı kitaptan esinlenilerek ekrana taşınan dizide, bir günde hayalleri yıkılan beş kız kardeşin hayata yeniden tutunmak için verdikleri mücadeleler anlatılmaktadır.[1]

Çekimleri, Anadoluhisarı’nda bir köşkte yapılan dizinin senaryosunu Deniz Akçay, yapımcılığını Ayşe Durmaz, yönetmenliğini Hakan Arslan gerçekleştirdi

Küçük Kadınlar Romanı

Küçük Kadınlar (ya da Meg, Jo, Beth ve Amy) Amerikan yazar Louisa May Alcott’un bir romanıdır (1832-1888). 2 bölüm halinde 1868 ve 1869 yıllarında yazılıp yayınlanan roman, 4 kız kardeşin -Meg, Jo, Beth ve Amy- hayatlarını konu almakta ve yazarın 3 kız kardeşiyle birlikte geçirdiği çocukluğuna dayanmaktadır. Kitabın ilk bölümü, büyük bir başarı kazanmış ve ikinci kısmının yazılmasını teşvik etmiştir. Her iki bölüm de tek bir parça halinde 1880 yılında basılmıştır. Kitap, şüphesiz bir Amerikan klasiğidir. Alcott Küçük Kadınlar’ın devamını 2 kitabı, Little Men(1871) ve Jo’s Boys(1886) ile getirmiştir. Küçük Kadınlar oyun, müzikal, opera, film ve animasyon olarak da ele alınmıştır.Aynı zamanda da dizisi çekilmektedir.Ama kanalDdeki küçük kadınlar dizisiye alakası yoktur.