Sohbet

Bir sohbet sitesidir

'Günce Haberler' kategorisi icin arsiv

İşte dünyanın en etkili 25 lideri, Ülkeler ve etkili liderleri, Dünyanın en büyük liderleri

Yazan: admin Tarih: Apr 29th, 2010 | Kategori:: Günce Haberler

İşte dünyanın en etkili 25 lideri, Ülkeler ve etkili liderleri, Dünyanın en büyük liderleri

Cokozeliz.com

İşte dünyanın en etkili 25 lideri
Time dergisi 2010 yılının en etkili kişileri listesini yayımladı.

Her yıl yayınlanan ve siyaset, sanat, iş ve düşünce dünyasından 25 en etkili kişinin belirlendiği listede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “en etkili liderler” listesinin 17.sırasında yer aldı.

Listenin birinci sırasında Brezilya Devlet Başkanı Lula De Silva yer alıyor.

Listede yer alan diğer liderler şöyle sıralanıyor:

Luiz Inácio Lula da Silva
J.T. Wang
ABD Genelkurmay Başkanı Mike Mullen
Barack Obama
Ron Bloom
Yukio Hatoyama
Dominique Strauss-Kahn
Nancy Pelosi
Sarah Palin
Salam Fayyad
Jon Kyl
Glenn Beck
Annise Parker
Tidjane Thiam
Jenny Beth Martin
Christine Lagarde
Recep Tayyip Erdoğan
General Stanley McChrystal
Manmohan Singh
Bo Xilai
Mark Carney
Sister Carol Keehan
Sheik Khalifa bin Zayed al-Nahyan
Robin Li
Scott Brown

EN ETKİLİ 25 KAHRAMAN:

Bill Clinton
Kim Yu-Na
Mir Hüseyin Musevi
Ben Stiller
Temple Grandin
P. Namperumalsamy
Nay Phone Latt
Chen Shu-chu
Phil Mickelson
Didier Drogba
Graça Machel
Reem Al Numery
Sachin Tendulkar
Tristan Lecomte
Liya Kebede
Kiran Mazumdar-Shaw
Zahra Rahnavard
Jet Li
Serena Williams
Tony Travis
Karls Paul-Noel
Rahul Singh
Valentin Abe
Malalai Joya
Will Allen

EN ETKİLİ 25 SANATÇI

Lady Gaga
Conan O’Brien
Kathryn Bigelow
Oprah Winfrey
Valery Gergiev
Robert Pattinson
Ashton Kutcher
Suzanne Collins
Taylor Swift
Neil Patrick Harris
Carlton Cuse ve Damon Lindelof
Prince
Lea Michele
Jerry Holkins ve Mike Krahulik
Simon Cowell
Neill Blomkamp
Elton John
Marc Jacobs
David Chang
Banksy
Chetan Bhagat
Sandra Bullock
Ricky Gervais
Han Han
James Cameron

EN ETKİLİ 25 DÜŞÜNÜR

Zaha Hadid
Elizabeth Warren
Douglas Schwartzentruber ve Larry Kwak
Michael Pollan
Atul Gawande
Jaron Lanier
Victor Pinchuk
Lee Kuan Yew
Deborah Gist
Kathleen Merrigan
Steve Jobs
Tim White
Lisa Jackson
Elon Musk
Edna Foa
Jaime Lerner
Paul Volcker
Amy Smith
Matt Berg
Amartya Sen
Michael Sherraden
Sanjit ‘Bunker’ Roy
Tim Westergren
David Boies ve Theodore Olson
Sonia Sotomayor

(ntvmsnbc)


işlemlerdeki yeni uygulama, Araç tescil işlemlerinde yeni dönem, Araç Tescil işlemleri,

Yazan: admin Tarih: Jan 4th, 2010 | Kategori:: Günce Haberler

Araç Tescil işlemleri, işlemlerdeki yeni uygulama, Araç tescil işlemlerinde yeni dönem

Araç tescil işlemlerinde yeni dönem
İçişleri Bakanlığının uygulama talimatına göre, bugünden itibaren vatandaşlar kimlik paylaşım sistemine kayıtlı adreslerinin dışındaki illerden ilk tescil işlemi gerçekleştiremeyecek.

Alınan bilgiye göre, İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Bahrettin Demirer imzasıyla yayınlanan ve 81 il valiliğine gönderilen uygulama talimatında, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30/b maddesi gereğince araç sahiplerinin, araçlarını iş veya ikamet adreslerinin bulunduğu yerdeki trafik tescil kuruluşunda tescil ettirmeleri gerektiği hatırlatılarak, gerçek kişiler adına yapılacak araç tescil işlemlerinde araç sahiplerinin MERNİS Kimlik Paylaşım Sistemi’nde bulunan adreslerinin esas alınacağı kaydedildi.

Talimata göre, ilk tescil (yeni kayıt) ve kendi adına nakil işlemlerinde bugünden itibaren, ikinci el araçların alıcıları adına yapılacak tescil işlemlerinde ise 11 Ocak tarihinden itibaren Kimlik Paylaşım Sistemi’nde bulunan ikamet adresleri esas alınacak.


Dtp Kapatılma gerekçeleri nedir, Dtp Kapatıldı, Dtp Neden Kapatıldı, Demokratik Toplum Partisi Yasaklanan siyasiler,

Yazan: admin Tarih: Dec 12th, 2009 | Kategori:: Günce Haberler

Dtp Kapatıldı, Dtp Neden Kapatıldı, Demokratik Toplum Partisi Yasaklanan siyasiler, Dtp Kapatılma gerekçeleri nedir

DTP neden kapatıldı ?
Demokratik Toplum Partisi (DTP) kapatıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, DTP’nin “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün aleyhine eylemlerin odağı” haline geldiğinin tespit edildiğini ve Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince bu partinin kapatılmasına karar verildiğini söyledi.

Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerinin düşürülmesine karar verildiğini söyleyen Kılıç, 37 DTP’liye siyasi yasak getirildiğini açıkladı. Partinin tüm malvarlığına el konulmasının kararlaştırıldığını ifade eden Haşim Kılıç,
kararların oy birliğiyle alındığını bildirdi.

Kendilerine süreçle ilgili eleştiri yöneltileceğini tahmin ettiklerini belirten Kılıç, “Yapılacak eleştirileri şimdiden görebiliyorum. Verilecek kararın zamanlaması için verilen tarihin amaçlı olduğu söylendi. Bu yorumlar çok acımasız. Biz 2 yıldır bu davayı görüşüyoruz. Eksikliklerimiz vardı ve bu eksikler raportörümüz aracılığıyla giderilmeye çalışıldı ve bu zamana denk geldi” dedi.

DTP kapatıldı, bu isimlere yasak geldi!

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç yaptığı açıklamada, DTP’nin “temelli” kapatılmasına karar verildiğini açıkladı.

DTP’nin üst düzey yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Yasaklı isimler 5 yıl süreyle siyaset yapamayacak.

Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliği düşürüldü. Böylece DTP’nin meclisteki grubu düşmüş oldu.

Anayasa Mahkemesi, ”eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği gerekçesiyle, DTP’nin temelli kapatılmasına” oy birliğiyle karar verdi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, mahkemenin 9 saat süren toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16 Kasım 2007 tarihinde DTP’nin kapatılması istemiyle dava açtığını anımsattı.

Kılıç, yapılan görüşmeler sonunda, DTP’nin, eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği anlaşıldığından, Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleriyle 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101 ve 103. maddeleri gereğince kapatılmasına karar verildiğini açıkladı.

Kılıç, beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan kurucuları dahil üyelerinden Abdulkadir Fırat, Abdullah İsnaç, Ahmet Ay, Ahmet Ertak, Ahmet Türk, Ali Bozan, Ayhan Ayaz, Aydın Budak, Ayhan Karabulut, Aysel Tuğluk, Bedri Fırat, Cemal Kuhak, Deniz Yeşilyurt, Ferhan Türk, Fettah Dadaş, Hacı Üzen, Halit Kahraman, Hadice Adıbelli, Hilmi Aydoğdu, Hüseyin Bektaşoğlu, Hüseyin Kalkan, İbrahim Sungur, İzzet Belyar, Kemal Aktaş, Leyla Zana, Mehmet Salih Sağlam, Mehmet Veysi Dilekçi, Metin Tekçe, Murat Avcı, Murat Taş, Musa Farisoğulları, Mustafa Tuç, Necdet Atalay, Nurettin Demirtaş, Orhan Miroğlu, Sedat Yurttaş ve Selim Sadak’ın, Anayasa’nın 69. maddesinin 9. fıkrası gereğince gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi yöneticisi ve denetçisi olamayacaklarına hükmedildiğini bildirdi.

Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasın neden olan DTP Genel Başkanı ve Mardin Milletvekili Ahmet Türk ile Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerinin, Anayasa’nın 84. maddesinin son fıkrası uyarınca, gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren sona ermesine karar verildiğini belirten Kılıç, parti tüzel kişiliğinin, kapatma kararının verildiği tarihte sona ermesine hükmedildiğini bildirdi.

Kılıç, ”davalı partinin bütün mallarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 107. maddesi gereğince Hazine’ye geçmesine, gereğinin yerine getirilmesi için karar örneğinin, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca Başbakanlık’a ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 11 Aralık 2009 gününde oy birliğiyle karar verilmiştir” dedi.

TÜM MALVARLIĞI HAZİNEYE
DTP’nin tüm malvarlığı, Siyasi Partiler Kanunu uyarınca Hazine’ye geçecek. Karar, uygulanması için Başbakanlığa, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

ÜYELERİN TAMAMI “KAPATILSIN” DEDİ

Anayasa Mahkemesi davayı 8 Aralık Salı günü esastan görüşmeye başlamıştı. Yüksek mahkeme 4. günün sonunda açıklama yaptı.

Anayasa’ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranıyor. Kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi’nin 11 asıl üyesinin en az 7’sinin oyu gerekiyordu. Ancak üyelerin tamamı partinin kapatılması yönünde oy kullandı.

DTP MECLİS’TE YOK

DTP’nin kapatılma kararı açıklanırken, Meclis Genel Kurulu’nda sıraları bom boştu. Milletvekilleri açıklama yapılacağı sırada kulise çıktılar. Karar sonrasında Genel Kurula döndüler. Başkan Vekili Güldal Mumcu da yanındakilerle kısa bir değerlendirme yaptı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, siyasi aktörlere çağrı yaparak, ”Öfke ve siyasi gelecek endişelerinden arınarak, kaybolan diyaloglar kurulmalıdır ve milletimizin layık olduğu ve demokratik hukuk devletinin gerekli kıldığı Anayasal ve yasal değişiklikler bir an önce hayata geçirilmelidir” dedi.
Kılıç, DTP’nin kapatılma kararının ardından yaptığı açıklamada, kararın gerekçesinin en kısa zamanda yazılarak Resmi Gazete’de yayımlanacağını ifade etti.

Karar yazılana kadar Anayasa Mahkemesi ile ilgili yapılacak eleştirileri şimdiden gördüğünü ifade eden Kılıç, karardan önce bazı eleştiri ve düşüncelerin olduğunu basın organlarından adım adım izlediklerini söyledi. Kılıç, ”Bunlar içinde demokrasi ve insan hakları alanında bir süreç başlamış iken, böyle bir sürecin bu davanın gündeme alınmasıyla sabote edildiği, verilecek kapatma kararının siyasi bir darbe olarak nitelendirildiği ve zamanlamasının da çok düşündürücü olduğu ifade edildi. Bu eleştirileri çok haksız ve acımasız olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Davanın 2 yılı aşkın süredir devam ettiğini, 2 yıldır bu konuda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 141 belgenin eklerine ilişkin çok ciddi eksiklikler gördüklerini ifade eden Kılıç, bu eksikliklerin raportör kanalıyla bugüne kadar tamamlanmaya çalışıldığını kaydetti. Kılıç, ”Bizim bu partiye ilişkin gündemi tespit ederken, dışarıda sürmekte olman bir demokratikleşme süreciyle ilgili herhangi bir öngörümüz, herhangi bir değerlendirmemiz ya da buna bağlı olarak herhangi bir tasarrufumuz asla olmamıştır” diye konuştu.

Anayasa Mahkemesinin, hak ve özgürlükler konusunda bireyle devletin menfaatleri ve çıkarları, daha doğrusu Anayasa’da koruma altına alınmış değerler arasında denge kuran bir kurum olduğunu vurgulayan Kılıç, şunları kaydetti:
”Bu dengeyi kurarken, özgürlükler arasındaki bu sınırları çizerken, tabii ki Anayasa’ya, yasalara, uluslararası hukuka ve hukukun üstün kurallarına da bağlı kalarak, daima bu dengeyi korumaya çalışmıştır. Şimdi, bu parti kapatmalarla ilgili çağdaş dünyada geçerli olan ve uluslararası anlaşmaların ve bizim Siyasi Partiler Kanunumuzun ifade ettiği ölçüler içerisinde hem ifade özgürlüğünün hem de örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasına ilişkin birtakım ölçülerin olduğunu hepiniz biliyorsunuz.
Bir Siyasi parti, terör, şiddet, baskı içeren eylem ve söylemleri kullanma hakkına sahip değildir. Terör ve şiddet içeren eylem ve söylemlerle barışçıl söylem ve önerilerini birbirinden ayırmak zorundadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de son yıllarda vermiş olduğu kararlarında bu konunun üzerinde çok açık biçimde durmuş ve bununla ilgili önemli ölçütler yaratmıştır. İşte bunları kaba taslak ifade edecek olursak, bir siyasi partinin terör ve şiddete yakınlığı meşru göstermeye çalışması, propagandası, övülmesi, ona yardım ve yataklık yapılması, açık ve gizli onay ve destek verilmesi, sözleşmeye asla uygun görülmemiştir. Bu konuda verilmiş kapatma kararları sözleşmeyi ihlal olarak da nitelendirilmemiştir.”

TOPLUM DEĞERLERİYLE UYUM İÇİNDE

Bir siyasi partinin, demokratik ortam içerisinde, amacı ve bu amaca ulaşmak için kullandığı araçlarını, demokratik toplum değerleriyle uyum içinde kullanmak zorunda olduğuna işaret eden Kılıç, şöyle devam etti:
”Eğer bu uygunluk yoksa, bu siyasi partinin siyasi alanda bir toplum modeli önerme hakkı da yoktur. Bir partinin savunduğu ya da önerdiği, inandığı projesi, toplumsal projesi ne kadar kutsal olursa olsun, yöntem olarak eğer terör ve şiddetle ilişki kurmuşsa, bu amacının bence hiçbir anlamı yoktur.
Anayasa Mahkemesi, son yıllarda verdiği kararlarda da AİHM’in yapmış olduğu, çıkarmış olduğu bu kriterleri ciddi anlamda kullanıyor ve buna örnek olarak en son verdiği HAK-PAR kararında da bunu uygulamıştır. Terör ve şiddetle olan eylemlerle, terör ve şiddetten ayrı tutulmuş, barışçıl yöntemleri birbirinden ayırarak, kararlarını bu ölçüde vermeye çalışmaktadır.
Hukukun yükünü mahkemeler çeker. Siyasetin yükünü de siyasetçilerin çekmesi lazım. Kimse mahkemelerden siyasi bir görev şeklinde bir yardım beklememelidir. Bekleme hakkı da yoktur. Siyasi partiler, ilgili ve ihtiyaç duyulan anayasal ya da yasal değişiklikleri yapması için her fırsatta burada çağrıda bulunduk. Ancak bu çağrıları biz siyasilerimize duyuramadık, duyurmayı başaramadık. Hemen belirtelim ki bu çağrının içinde siyasi partilerle ilgili gerek anayasal gerekse yasal düzenlemelerde terör ve şiddete ilişkin herhangi bir izin veren düzenleme asla yapılamaz, bu konuda da herhangi bir çağrımız yok. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde terör ve şiddete bulaşmış bir siyasi partiye ne ifade ne de örgütlenme özgürlüğünde bir hak verilebilmektedir. O nedenle bizim değişiklikler konusunda yaptığımız çağrı tamamen bunun dışındadır.”

TERÖRÜN AMACI

Eylemleri itibarıyla terörün amacının, korku, endişe, güvensizlik yaratarak toplumun moralini bozmak olduğunu söyleyen Kılıç, ”Bozulan bu ortamdan da faydalanarak, siyasi hedeflerine ulaşma amacı gütmektedir. Hemen belirteyim ki Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütün kurumları ve bütün sistemleri çalışmaktadır. Yılgınlık ve umutsuzluk bu toplumun tarihinde yoktur, olmayacaktır” dedi.

Demokrasinin, sorunlara çözüm bulma sanatı olduğunu vurgulayan Kılıç, şunları söyledi:
”Demokratik anlayışın öngördüğü çoğulculuk ve hoşgörü ortamında çözüm üretmemek mümkün değildir. Siyasi, etnik, dinsel tüm farklılıklarımızla birlikte bizlerin birlikte yaşama azmini ve becerisini göstermek zorunda olduğumuzun, altını çizerek ifade etmek istiyorum. Milletimizin terör karşısındaki bugüne kadar gösterdiği asil ve vakur duruşu adeta bir tarih yazmaktadır. 40 yıldır terörün tüm acımasız saldırılarına rağmen birlikte yaşama arzusunu asla kaybetmemiştir.
Evet, zorlu bir süreçten geçiyoruz. Sorunlarımız ne kadar ağır olursa olsun, çözüm yeri parlamentodur, parlamento olmalıdır ve bu inancı asla kaybetmemeliyiz.
Bu bağlamda, son olarak siyasi aktörlere buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Öfke ve siyasi gelecek endişelerinden arınarak, kaybolan diyaloglar kurulmalıdır, milletimizin layık olduğu ve demokratik hukuk devletinin gerekli kıldığı anayasal ve yasal değişiklikler bir an önce hayata geçirilmelidir.
Bu duygular içinde bu kararın milletimiz ve devletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.”

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, DTP’nin kapatılması davasını görüşmeye başladıkları süreç içerisinde, siyasilerin ve gazetecilerin çeşitli beyanatları olduğunu belirterek, ”Ben bunu bir talihsizlik olarak görüyorum. Anayasa’nın 138. maddesinde çok açık bir şekilde, davanın görüşülme aşamasında hiçbir şekilde bu tür açıklamalar yapılmaması gerekirken, maalesef yapılmıştır” dedi.

Kılıç, DTP’nin kapatılması kararını açıkladıktan sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Bir gazetecinin, ”Parti tüzel kişiliği bugün itibarıyla sona eriyor. Bunu Meclise bildirecek misiniz? Deyim yerindeyse tabelaların ne zaman inmesi gerekiyor?” sorusuna şu yanıtı verdi:
”Parti tüzel kişiliğinin bittiği Meclis Başkanlığına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilecek ve Resmi Gazete’de yayımlanacak. Bu bildirimlerle birlikte artık siyasi partinin varlığı sona erecek. Ancak siyasi yasaklar ve milletvekilliklerinin düşmesine ilişkin süreç, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının yazıldığı ve bunun Resmi Gazete’de yayımlandığı gün itibarıyla hüküm ifade edecektir. Kısa kararı Resmi Gazete’de yayımlayacağız.”

Kılıç, DTP’nin dava sürecinde, Siyasi Partiler Yasası ile ilgili taleplerinin olduğunun hatırlatılması ve ”Usul sorunları var demiştiniz. Aldığınız bir usul kararı var mı? Siyasi Partiler Yasası ile ilgili iptal kararı var mı?” sorusuna, ”Hayır. Bu kararın esasını etkileyecek önemli bir ara kararımız yoktur, olmamıştır. Bunu da zaten gerekçeli kararımız Resmi Gazete’de yayımlandığında göreceksiniz” yanıtını verdi.
”Siyasi yasaklarla milletvekilliğinin düşmesi aynı şeyler mi? Meclis Başkanlığının, sizin yazınızı gönderdikten sonra milletvekilliğini düşürme kararı mı alması gerekiyor?” sorusu üzerine Kılıç, ”Anayasa’ya göre bizim kararımız Meclise bildirildiği andan itibaren, milletvekilliği otomatikman düşürülüyor ama milletvekilliğinin düşmesiyle birlikte 5 yıllık siyasi yasak da başlıyor”
dedi.

Kılıç, ”69. maddede siyasi yasak tanımlanıyor. 84. maddede ise milletvekilliğinin düşürülmesi tanımlanıyor. İkisi birbirinden farklı şeyler. Sizin kararınızı Meclise gönderdikten sonra milletvekilliğinin düşürülmesi gerekiyor mu?” sorusuna, ”İkisi aynı şeyler değil. Biraz önce siyasi yasaklarla ilgili listeyi okurken, onun içinde milletvekilleri de vardı. Yani, siyasi yasak da kapsamında, milletvekilliği düşme de onun kapsamında. İkisi de aynı şekilde ifade ediliyor” karşılığını verdi.

Bir başka soru üzerine de Kılıç, 2’si milletvekilli toplam 37 kişiye siyasi yasak getirildiğini belirtti.

”HEYETİMİZ, BATASUNA KARARINI GÖZ ÖNÜNDE TUTMUŞTUR”

”AİHM kararından bahsettiniz. Bu, Batasuna Partisi ile ilgili mi?” soru üzerine Kılıç, şunları söyledi:
”Ağırlıklı olarak, tabii ki Batasuna kararı ve bundan önceki AİHM’in… Yani şunu söyleyeyim, tabii bizim bu yargı süreci içerisinde, görüşmeye başladığımız süreç içerisinde çeşitli beyanatlar oldu, siyasilerimizin ve gazetecilerimizin. Ben bunu bir talihsizlik olarak görüyorum. Anayasa’nın 138. maddesinde çok açık bir şekilde, davanın görüşülme aşamasında hiçbir şekilde bu tür açıklamalar yapılmaması gerekirken, maalesef yapılmıştır. Şunu söyleyeyim, AİHM’in bizim verdiğimiz kararlar üzerinde ihlal kararlarını da incelemiş, göz önünde tutmuştur. AİHM’in İspanya’daki Batasuna kararıyla ilgili, ‘İhlal yoktur’ şeklindeki kararını göz önünde tutmuştur. Tabii ki hepsi incelenmiştir, hepsi araştırılmıştır. Mahkeme heyetimiz çok özverili, çok ince ve çok titiz bir çalışma yapmıştır. Ben mahkeme üyelerine, bu vesileyle teşekkür etmek istiyorum.”

Haşim Kılıç, ”Kısa karar bu akşam Resmi Gazete’de yayımlanırsa, yarın itibarıyla parti kapanmış, milletvekillikleri düşmüş sayılacak mı?” sorusu üzerine, şöyle konuştu:
”Partinin tüzel kişiliği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildireceğiz. Aynı zamanda Resmi Gazete’ye de göndereceğiz. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu kararı, ilgili siyasi partiye tebliğ edecek. Bu süreç tamamlandığı andan itibaren bu siyasi partinin tüzel kişiliği sona ermiş oluyor. Ancak, milletvekilliği ve siyasi yasaklılıkla ilgili sonuca bağlanmış olan yaptırımlar, bizim gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı andan itibaren hüküm ifade edecek. Kısa kararla ilgisi yok bunun.”
Haşim Kılıç, ”(Zorlu bir süreçten geçiyoruz. Sorunlar ne kadar zor olursa olsun çözüm yeri parlamentodur) dediniz. Yüksek mahkeme olarak bir endişeniz mi var?” sorusuna şu yanıtı verdi:
”Türkiye’deki son dönemde olan olayları da gördüğümüz zaman, yani parlamenter sisteme olan bu bağlılığımızı, parlamenter sisteme, demokratik kurallar içinde işleyen bu sisteme sahip çıkmamız gerekiyor. Onun için de ben, her zaman bu inancımı sürdürdüm. Bugün ayrıca ifade ettim. Tabii ki siyasi sorunlar Meclis tarafından, daha doğrusu parlamentonun çatısı altında bulunan siyasi partilerimizin birlikteliğiyle, onların gayretleriyle çözülecektir. Onun dışında başka çözüm yolumuz yok.”
Kılıç, kısa kararın ne zaman Resmi Gazete’ye gönderileceğinin sorulması üzerine de ”Bugünkü sürece bağlı, bakacağım. En kısa zamanda göndereceğim” dedi.

NOTLAR

Anayasa Mahkemesi heyetinin davayla ilgili 8 Aralık Salı günü başlayan müzakereleri, yaklaşık 40 saat sürdü. Bu süreç içinde çok sayıda yerli ve yabancı basın mensubu gelişmeleri izledi.

Anayasa Mahkemesi, yeni binasında gazeteciler için zemin katta bir bölüm ayırdı. Binanın arka tarafındaki otopark boşaltılarak canlı yayın araçlarına kullandırıldı.

Davanın görüşülmeye başladığı günden itibaren güvenlik önlemleri alınan Mahkeme binası ve çevresindeki önlemler, kararın açıklanacağının duyurulmasının ardından artırıldı.

Haşim Kılıç, yeni binada basın odası olarak hazırlanan odayı ilk kez kullandı. Açıklamanın yapıldığı odada da Kılıç’ın korumalarının yanı sıra bazı sivil polislerin de önlem alarak, güvenliği üst seviyede tuttuğu görüldü.


Bursa Mustafa Kemalpaşa ilçesi, Kömür madeninde patlama, 16 işçi göçük altında kaldı, Bursada maden göçmesi,

Yazan: admin Tarih: Dec 11th, 2009 | Kategori:: Günce Haberler

Bursada maden göçmesi, Bursa Mustafa Kemalpaşa ilçesi, Kömür madeninde patlama, 16 işçi göçük altında kaldı

Bursa’da maden göçüğü

Bursa’nın Kemalpaşa ilçesi Bükköy’deki maden ocağında meydana gelen göçükte ilk belirlemelere göre 16 işçi göçük altında kaldı.

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki bir kömür ocağında meydana gelen göçükten 2 işçinin sağ olarak kurtarıldığı bildirildi.

Alınan bilgiye göre, Bursa kent merkezine 124, ilçe merkezine de 29 kilometre uzaklıktaki Bükköy’deki kömür ocağında saat 20.30 sıralarında bir patlama meydana geldi. Patlama, ocakta göçüğe sebep oldu. İlk bilgilere göre, akşam vardiyasında çalışan 16 işçi göçük altında kaldı. Olay yerine Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Sivil Savunma Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü ekipleri, sağlık ekipleri ve Mustafakemalpaşa ilçesinden itfaiye ekiplerinin sevk edildiği açıklandı.
Maden ocağının arama kurtarma ekiplerinin, kapalı galeri sistemiyle çalışan ocaktan 2 işçiyi sağ olarak çıkardığı, işçilerin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Ocak ekiplerinin, mahsur kalan diğer işçilere ulaşma çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.

Kurtarma personeli sevk edildi

Sivil Savunma Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü’nün 5 adet kurtarma aracı ve 25 kişilik deneyimli personeli ile Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nın 2 adet kurtarma aracı ve 20 kişilik kurtarma ekibi, göçüğün meydana geldiği Bükköy’deki maden ocağına gönderildi. Ekiplerinin büyük bir kısmının ocağa ulaştığı ve çalışmalara başladığı bildirildi.

Öte yandan, patlamanın ardından 2 işçinin bacanın önünde olduğu için kurtulduğu, 15 kadar işçinin de 220 metre derinlikte mahsur kaldığı öğrenildi. Kurtarma çalışmaları için Zonguldak’tan da donanımlı kurtarma ekibi talep edildiği öğrenildi.

Bursa Valisi Şahabettin Harput’un kurtarma çalışmaları hakkında sürekli bilgi alıp Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal’a aktardığı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin de olay yerine ulaşan İtfaiye Daire Başkanı Orhan Doğan’dan bilgi aldığı belirtildi.

VALİDEN AÇIKLAMA

Bursa Valisi Şahabettin Harput, Mustafakemalpaşa İlçesi Bükköy’deki kömür ocağında grizu patlaması sonucu meydana gelen göçükte mahsur kalan işçileri kurtarma çalışmalarının devam ettiğini, derinliğin fazla olması ve içeride metan gazı bulunması sebebiyle ekiplerin temkinli ve tedbirli hareket ettiğini söyledi.

Vali Şahabettin Harput, olayın 220 metre derinlikte meydana geldiğini belirterek, “İlk planda Balıkesir’den teknik ekipler geldi, profesyonel maden kurtarma ekipleri. Bursa’dan sivil savunma birlikleri ve itfaiye ekipleri, ambulans ekipleri olay yerindeler. Ayrıca Tunçbilek ve Zonguldak’tan ilave ekipler istedik. Gelen ekip yardıma katılıyor.
Şu ana kadar ulaşabildiğimiz bir durum olmadı. Bekliyoruz. Arkadaşlar hummalı bir çalışma içindeler” dedi.

Derinliğin fazla olması ve içeride metan gazı olması nedeniyle temkinli ve tedbirli hareket edildiğini anlatan Harput, “Ümitli olmaya çalışıyoruz. İnşallah hepimizi sevindirecek sonuçlar alırız. Burası özel ve küçük bir işletme. Bunların profesyonel büyük ekipler yok maalesef. Teknik durumları değerlendirebilmiş değiliz” diye konuştu.

ALİ HİKMET ÖZTAŞKAN -ORHAN AKIN-OSMAN AKIN-REFİK FİDAN- BURSA