Sohbet

Bir sohbet sitesidir

'islam' kategorisi icin arsiv

Kelime şehadetin anlamı nedir, Kelime-i Tevhidin manası, Kelimei tevhid nedir,

Yazan: admin Tarih: Apr 29th, 2010 | Kategori:: islam

Kelime şehadetin anlamı nedir, Kelime-i Tevhidin manası, Kelimei tevhid nedir,

Cokozeliz.com

Kelime-i tevhidin manası

Sual: Kelime-i tevhidin manası nedir?
CEVAP
Müslüman olan bir kimseye, ilk önce (La ilahe illallah, Muhammedün resulullah) kelimesinin manasını bilmek ve inanmak farzdır. Bu kelimeye Kelime-i tevhid denir. Kısaca manası, (Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam da Onun Resulüdür) demektir.

Kelime-i tevhidin manasını, Ehl-i sünnet âlimleri şöyle açıklıyor:
İnsanlar yok idi. Sonradan yaratıldı. İnsanların bir yaratanı vardır. Her varlığı, O yaratmıştır. Bu yaratan birdir. Ortağı, benzeri yoktur. Bir ikincisi yoktur. O, hep var idi. Varlığının başlangıcı yoktur. Hep vardır. Varlığının sonu olmaz. Yok olmaz. Onun hep var olması gerekir. O, yok olamaz. Varlığı kendindendir. Hiçbir sebebe ihtiyacı yoktur. Her şeyi var eden, her varı her an varlıkta durduran Odur. O, madde değildir. Hiçbir maddede bulunmaz. Şekli yoktur. Ölçülmez. Nasıldır diye sorulmaz. O deyince, akla hayale gelen her şey, O değildir. O, bunlara benzemez. Bunlar hep Onun mahluklarıdır. O, mahlukları gibi değildir. Akla, vehme, hayale gelen her şeyi, O yaratmaktadır. Yukarıda, aşağıda, yanda değildir. Yeri yoktur. Her varlık, Arşın altındadır. Arş ise, Onun kudreti, kuvveti altındadır. O, Arşın üstündedir. Fakat bu, Arş Onu taşıyor demek değildir. Arş, Onun lutfu ve kudreti ile vardır. O, ezelde, sonsuz öncelerde nasıl ise, şimdi hep öyledir. Arşı yaratmadan önce nasıl idi ise, ebedi sonsuz geleceklerde de, hep öyledir. Onda değişiklik olmaz. Onun sıfatları vardır. Sıfat-ı sübutiyyesi sekizdir. Hayat, ilm, sem, basar, kudret, irade, kelam, tekvin. Bu sıfatlarında da, hiç değişiklik olmaz. Değişiklik olmak kusurdur. Onda kusur, noksanlık yoktur. Hiçbir mahlukuna benzemez ise de, dünyada, Onu kendisinin bildirdiği kadar bilmek ve ahirette görmek olur. Burada nasıl olduğu anlaşılamadan bilinir. Orada da, anlaşılamadan görülecektir.

Allahü teâlâ, kullarına, peygamberler gönderdi. Bu büyük insanlar vasıtası ile kullarına, saadete ve felakete sebep olan işleri bildirdi. Peygamberlerin en yükseği, son Peygamberi olan Muhammed aleyhisselamdır. Yeryüzündeki dinli dinsiz herkese, her yere, her millete Peygamber olarak gönderilmiştir. Bütün insanların, meleklerin ve cinnin Peygamberidir. Dünyanın her yerinde, herkesin, o yüce Peygambere tâbi olması, uyması gerekir. (Kimya-i Saadet)

Tevhid ve iman
Sual: Tevhid yani Allah’tan başka ilah yoktur diye inanmak hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Tevhid, taze ceviz gibidir. Cevizin iki kabuğunu ve içini herkes bilir. Özünün özü de, yağıdır. Münafıklar, yalnız dil ile (La ilahe illallah) der, kalb ile inanmaz. Bu 1. derecedir.

2. derece: Kelime-i tevhidin manasına, kalbin inanmasıdır. Bu inanış, ya başkasından görerek, işiterek olur ki, bizim gibi cahillerin inanışı böyledir. Yahut delil ile, aklın ispat etmesi ile inanır. Din âlimlerinin, kelam ilmi üstatlarının inanması böyledir.

3. derece: Bir yaratanın, her şeyi yarattığını görmek, her işin, tek bir fail tarafından yapıldığını, başka kimsenin, hiçbir şey yapmadığını anlamaktır. Bu anlayış için, kalbde bir nurun parlaması gerekir. Böyle hasıl olan iman, cahillerin ve kelam âlimlerinin imanına benzemez. Mesela, bir ev sahibinin, evde bulunmasına inanmak üç türlü olur:
a- Birisinden işiterek inanmaktır. Taklit ile olan iman, bunun gibidir.
b- Ev sahibinin, her gün kullandığı bineğini, elbise ve ayakkabılarını evde gördüğü için inanmaktır. Bu da kelam âlimlerinin imanına örnektir.
c- Ev sahibini evde görerek inanmaktır. Bu, ariflerin tevhidine örnektir. Böyle tevhid, her ne kadar yüksek derece ise de, bunun sahibi, mahlukları görmekte ve bunların Halık [yaratıcı] tarafından yaratıldığını bilmektedir. Mahlukları gördüğü için, tevhid tam olamaz.

4. derece: Bir var görür, birden başka bir şey görmez. Tasavvufta bu hâle, Tevhidde fena derler.

Bu dört dereceden;
Birincisi: Münafıkların tevhidi olup, cevizin dış kabuğuna benzer. Cevizin dış kabuğu, acıdır. Dış yüzü güzel, yeşil ise de, iç yüzü çirkindir ve yakılınca bol duman yaparak ateşi söndürür ve birkaç gün cevizi korumaktan başka, bir işe yaramaz. Münafığın tevhidi de, münafık olduğu bilinmediği için, halk onu Müslüman zanneder.

İkincisi: Cahillerin ve kelam âlimlerinin tevhidi, cevizin tahta kabuğu gibidir. Bu tahta kabuk, cevizi birkaç zaman korumaktan başka işe yaramadığı gibi, bu derecedeki tevhid de, yalnız insanı Cehennem ateşinden korumaya yarar.

Üçüncüsü: Cevizin özü gibidir. Yenilecek, yararlanacak kısımdır.

Dördüncüsü: Cevizin özü yenilip hücrelerine kadar sindirilmiş hâlidir.


Unutulan sünnetler ve farzlar, Günümüzde unutulan sünnetler ve ihmal edilen farzlar nelerdir?, Peygamberimizin sünnetleri,

Yazan: admin Tarih: Jan 2nd, 2010 | Kategori:: islam

Günümüzde unutulan sünnetler ve ihmal edilen farzlar nelerdir?, Peygamberimizin sünnetleri, Unutulan sünnetler ve farzlar

Unutulan sünnetler ve farzlar

Sual: Günümüzde unutulan sünnetler ve ihmal edilen farzlar nelerdir?
CEVAP
Sünnet iki türlüdür:
1- Sünnet-i hüda [Müekked sünnetler],
2- Zevaid sünnetler [Âdete bağlı sünnetler].

Unutulmuş bir sünneti meydana çıkarmak, çok kıymetlidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehid sevabı vardır.) [Hakim]

Unutulan müekked sünnetlerden bazıları şunlardır:
1- İki kişi de olsa, farz namazı cemaatle kılmak.
2- Namazları sarık veya takkeyle kılmak,
3- Abdestte, eli ve ayakları üç defa yıkamak,
4- Abdest alırken başı kaplama mesh yapmak [Maliki ve Hanbeli’de farzdır],
5- Misvak kullanmak,
6- Kuşluk, Evvabin, Teheccüd, Tehiyyet-ül-mescid, Sübha namazı kılmak,
7- İstişare ve istihare yapmak,
8- Aksırınca Elhamdülillah demek.
9- Ödünç verirken iki şahit bulundurmak veya senet yazmak. Buna vacib diyen âlimler de olmuştur,
10- Sünnete uygun selam vermek,
11- Cuma günü gusletmek,
12- Duada elleri sünnete uygun açmak,
13- Faydalı işe başlarken Besmele çekmek,
14- Yatağa abdestli girmek,
15- Ölüm veya kötü bir haber duyunca, (İnna lillah ve innâ ileyhi râci’ûn) demek.

Zevaid sünnetlerden bazıları şunlardır:
1- Sakalı bir tutam yapmak,
2- Bıyıkları kaşlar kadar uzatmak,
3- Yemeğe tuzla başlayıp, tuzla bitirmek,
4- Sofrada sirke bulundurmak,
5- Kaylule yapmak [öğleden önce az uyumak],
6- Teke riayet etmek [1, 3, 5, 7 gibi],
7- Müslümanın evine sağ ayakla girip, sol ayakla çıkmak. [Camiye de böyle girip çıkılır. Mubah olan yerlere sağ ayakla girilip sağ ayakla çıkılır. Tuvalete, sol ile girilip sağ ile çıkılır.],
8- Kesilen tırnak, saç ve çıkan dişleri gömmek,
9- Cuma günleri yeni ve temiz elbise giymek,
10- Yemeklerden önce ve sonra elleri yıkamak. [Yemekten önce yıkanan elleri kurulamamak sünnettir. Yemekten sonra yıkanınca kurulamakta mahzur yoktur.]

Halkın çoğunun ihmal ettiği farzlardan bazıları şöyledir:
1- Farzları ve haramları öğrenmek. [Bilmeyen hep günah işler.]
2- Doğru itikada sahip olmak [Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek].
3- Allah dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek.
4- Namaz kılmak ve uşur vermek.
5- Tesettüre riayet etmek.
6- Selam verenin selamını almak.
7- Aksırıp (Elhamdülillah) diyene (Yerhamükellah) demek.
8- Helal kazanıp helalden yiyip içmek.
9- Rızka Allah’ın kefil olduğuna inanmak.
10- Tevekkül ve kanaat etmek.
11- Allahü teâlâya nimetleri için şükretmek, yani onları dine uygun şekilde kullanmak.
12- Cenab-ı Haktan gelen kazaya belaya sabretmek, yani isyan etmemek.
13- Günahlara tevbe etmek.
14- Ana babaya iyilik etmek.
15- Emri maruf yapmak [Farz-ı kifayedir].
16- Günahlardan kaçıp, ibadetle meşgul olmak.
17- Âleme ibret nazarıyla bakmak.
18- Dilini müstehcen sözlerden korumak.
19- Hiç kimseyi, alaya almamak.
20- Harama bakmamak.
21- Kulağı çalgılardan korumak.

Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevab verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.


Namaza yeni başladım, Namaz hocası anlatım, Namaz Nasıl Kılınır, Namaza yeni başlayanlar için namaz tarifi,

Yazan: admin Tarih: Dec 29th, 2009 | Kategori:: islam

Namaz Nasıl Kılınır, Namaza yeni başlayanlar için namaz tarifi, Namaza yeni başladım, Namaz hocası anlatım

Namazı nasıl kılacağım

Sual: Namaza yeni başladım. Nasıl namaz kılacağımı örnekle açıklar mısınız?
CEVAP
Sabah namazının sünneti şöyle kılınır:

1- Kıbleye karşı dönülür. Ayaklar birbirinden dört parmak kadar açık tutulur. Ellerin baş parmakları kulak yumuşaklarına değdirilir, avuç içleri kıble istikametine açılır. Niyet ettim. Allah rızası için bu günün sabah namazının sünnetini kılmaya dedikten sonra Allahü ekber diyerek göbek altında sağ el sol elin üzerine bağlanır. O anda kıbleye döndüğünü de bilmek lazımdır.

2- Gözler, secde edilecek yerden ayırmadan Sübhaneke okunur. Euzü Besmeleden sonra Fatiha ve besmele çekmeden bir zammı sure okunur.

3- Zammı sureden sonra Allahü ekber diyerek rükuya eğilinir. Ellerle diz kapakları kaplanır, bel düz tutulur ve gözler ayaklara bakar, üç defa Sübhane Rabbiyel-azim denir.

4- Semi’allahü limen hamideh diyerek doğrulur. Doğrulurken, pantolonu çekmemeli ve gözlerini secde yerinden ayırmamalı. Tam dik durunca Rabbena lekel hamd denir.

5- Ayakta biraz durup, Allahü ekber diyerek secdeye gidilir. Secdede üç defa Sübhane Rabbiyel-a’lâ denir.

6- Sonra, Allahü ekber diyerek sol ayak yere yayılır, sağ ayağın parmakları kıble istikametinde bükülür, uylukların üzerinde oturulur. Avuçlar, dizin üzerine konur ve parmaklar kendi haline bırakılır.

7- Sonra Allahü ekber diyerek, tekrar secdeye varılır.

8- Secdede üç defa Sübhane Rabbiyel a’lâ dedikten sonra Allahü ekber diyerek ayağa kalkılır.

9- Ayakta besmele çekilip Fatiha ve bir zammı sure okunup, Allahü ekber diyerek rükuya eğilinir.

10- İkinci rekat da, birinci rekatta tarif edildiği gibi tamamlanır. Yalnız ikinci secdeden sonra (Allahü ekber) diyince ayağa kalkmayıp uyluklar üzerine oturulur, Ettehıyyatü, Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbena âtina dualarını okuduktan sonra önce sağa, sonra sola Esselamü aleyküm ve rahmetullah diye selam verilir ve Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zel-celali vel-ikram denir.

Sonra hiç konuşmadan, hiçbir şey okumadan sabah namazının farzını kılmaya kalkılır. Sabah namazının farzı da aynen sünneti gibi kılınır.

Namazdan sonra, 3 kere istiğfar yani Estağfirullah okunur, sonra, Âyet-el-kürsi, 33 er defa sübhanallah, elhamdülillah ve Allahü ekber ve bir kez (Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir) okunur. Daha sonra dua edilir.

Dört rekatlı sünnetlerin ikinci rekatından sonra oturduğunda sadece tehıyyat okuyup, [yani yukarıda tarif ettiğimiz gibi ilk iki rekatı kılıp] üçüncü rekata kalkılır. Üçüncü ve dördüncü rekatlarda Fatiha ve zammı sure okuyarak, rüku ve secdelerini yapıp oturur. Ettehıyyatü, Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbena âtina dualarını okuduktan sonra önce sağa, sonra sola selam vererek namazı tamamlar.

Dört rekatlı farzların da ikinci rekatından sonra oturduğunda sadece tehıyyat okuyup, [yani yukarıda tarif ettiğimiz gibi ilk iki rekatı kılıp] üçüncü rekata kalkılır. Ancak, üçüncü ve dördüncü rekatlarda sadece Fatiha okuyarak, rüku ve secdelerini yapıp oturur. Ettehıyyatü, Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbena âtina dualarını okuduktan sonra önce sağa, sonra sola selam vererek namazı tamamlar.

Akşamın farzı da böyledir. Yani üçüncü rekatında zammı sure okunmaz.

Vitrin üç rekatında da, Fatihadan sonra zammı sure okunur. Üçüncü rekatta zammı sureden sonra, tekbir getirip eller kulaklara kaldırılır. Sonra Kunut duaları okunur.

İkindinin ve yatsının ilk sünnetleri de diğer 4 rekatlı sünnetler gibidir. Ancak ikinci rekattan sonraki oturmada tehıyyattan sonra Allahümme salli ve barikler de okunur.

Kadın ise namaz kılarken, elleri erkekler gibi kulaklara getirmez, elleri omuz hizasına kaldırıp, niyet eder, elleri göğsü üzerine bağlar. Rükuda tam düz durmaz. Secdede dirsekleri yere yayar. Tehıyyatta uylukların üzerine oturur.

Sual: Namazda niyet etmek ne demektir?
CEVAP
Namazda niyet etmek demek, o namazın ismini, vaktini, kıbleyi, cemaatle kılıyorsa imama uymayı veya imam olmayı kalbinden geçirmek demektir.

Sual: Namazda ilk tekbir getirilirken eller kulakta mı olacaktır?
CEVAP
Namaza başlarken, erkekler iki eli kaldırır, baş parmak uçları kulak yumuşağına değer. Avuç içleri kıbleye döndürülür. Eller kulaktan ayrılırken, Allahü ekber demeye başlanır, göbek altına bağlarken bitirilir. Allahü ekber denildikten sonra da eller bağlansa namaz bozulmuş olmaz ise de, bahsettiğimiz tarife uygun yapılması iyi olur.

Sual: Namaza tekbir getirince mi başlamış oluyoruz, elleri bağlayınca mı?
CEVAP
Ellerin önemi yok, tekbir getirince başlanmış oluyor.

Sual: Seccadesiz namaz kılınır mı?
CEVAP
Namaz, temiz olan her yerde kılınır. Seccade şart değildir. Toprak üzerinde, hasır üzerinde, kilim üzerinde, temiz olan her şey üzerinde namaz kılınır. Namaz kılacak yer bulunamadığı takdirde ayakkabı ile girilen, fakat necaset görülmeyen odalarda da kılınır.

Sual: Bir rekat namaz, ne zaman başlar, ne zaman biter?
CEVAP
Birinci rekat, namaza durunca, diğer rekatlar ayağa kalkınca başlar, tekrar ayağa kalkıncaya kadar devam eder. Son rekat ise, selam verinceye kadar devam eder. İki rekattan az namaz olmaz.

Sual: Zammı sure nedir, uzunluğu ne kadar olmalıdır?
CEVAP
Fatihadan sonra okunan, uzun veya kısa bir sureye yahut üç âyete veya üç âyet miktarına uygun bir âyete zammı sure denir. Üç âyetin miktarı kelime itibarı ile on kelime, harf itibarı ile otuz [30] harf olmalıdır! (Redd-ül Muhtar) Nas suresi altı âyettir. Gerektiğinde üç âyeti birinci rekatta, diğer üç âyeti ikinci rekatta okunabilir.

Sual: Beş vakit namazda okunan zammı surenin sünnet miktarı kaç âyettir?
CEVAP
Sabah namazının iki rekatında toplam kırk, en fazla elli âyet okumak sünnettir.

Öğle namazında sünnet olan, sabah namazından daha aşağı miktar okumaktır.

İkindi ve yatsı namazında sünnet olan, yirmi âyet okumaktır.

Akşam namazında sünnet olan, her rekatta kısa bir sure okumaktır. Kısa sureler, Beyyine suresinden sonraki surelerdir.

İmam olan kimsenin farz kıldırırken yukarıda bildirilen âyet miktarlarından fazla okuması tahrimen mekruhtur. Cemaat uzun okunmasını istese de yine mekruh olur. Fakat cemaat sünnet miktarından daha kısa okunmasını isterse, imamın kısa okuması caiz, uzun okuması caiz değildir. Mesela yolcular, abdesti zor tutan kimseler, sabahın farzını kıldıracak imama, “En kısa sure ile namazı kıldır” deseler, imam da Kevser ve İhlas suresi ile namazı kıldırsa caizdir, mekruh olmaz. (Hindiyye)

Sual: Elektrik sobasına, hava gazı alevine karşı namaz kılmak caiz midir?
CEVAP
Her türlü sobaya karşı, aleve ve ışık kaynaklarına karşı namaz kılmak caizdir. Ancak açıkta olan ateşe karşı namaz kılmak caiz değildir.

Sual: Namazı bozulan, namazdan çıkarken selam verip de mi çıkar?
CEVAP
Namaz bozulunca selama lüzum yoktur. Namaz bozulmadan, namazı bozmak mecburiyeti hasıl olursa, o zaman selam vererek namaz bozulur. Mesela farza yeni başlayan kimse, yanında o namaz cemaatle kılınmaya başlasa, hemen selam verip cemaate uyar.

Sual: Namaz kılarken melodili cep telefonum çalarsa, namaza zararı olur mu?
CEVAP
Cep telefonu çalınca namaz bozulmaz. Fakat İbni Âbidin’de bildirildiğine göre, kalbi meşgul eden, huşuu gideren şeyler yanında, mesela çalgı yanında namaz kılmanın mekruh olduğu bildirilmektedir. Mekruhlar namazın sevabını azaltır. Bazı camilerde hoparlör açık olduğu zaman müzik sesleri geliyor. Namaz kılarken huşua mani olan şeyleri kaldırmak gerekir.

Sual: Namaz kılarken nasıl durulur?
CEVAP
Allahü teâlânın huzurunda bulunduğumuz için edebe uygun durulur. Namaza dururken, önde Sırat varmış gibi düşünmek, Azrail aleyhisselamın her an canımızı almak üzere hazır olduğunu düşünmek ve ömrümüzün en son namazını kılıyormuş gibi hareket etmek iyi olur.

Sual: Secde ederken takke alna gelse mekruh olur mu?
CEVAP
Evet. Secdeye alnın çıplak olarak değmesi gerekir.

Sual: Namaza durunca, önümdeki masanın üstünde bir resim gördüm. Namazımın mekruh olmaması için namazı bozup resmi kaldırmam uygun olur muydu?
CEVAP
Namazı bozmak caiz değildir. Namazdan önce bunun gibi hususlara dikkat etmeli.

Sual: Namaz kılarken, elektrikler sönse veya birisi bilmeden söndürse kılınan namaz sahih midir?
CEVAP
Kılınan namaz sahihtir. Mekruh olmaz. Özürsüz zifiri karanlıkta namaza durmak mekruhtur.

Sual: Namaz kılarken, başını yana döndürüp, gelen kimseye bakmak veya falanca eşya nerde diye sorana, kolunu uzatıp el ile işaret etmek namazı bozar mı?
CEVAP
Namazı bozmayan az işe amel-i kalil, namazı bozacak kadar çok olana amel-i kesir denir.

Namaz kılarken başını, yüzünü etrafa çevirmek amel-i kalil olup mekruhtur. (Falanca şey nerede?) diye sorana, eli ile kolu ile işaret etmek de amel-i kalil olup mekruhtur. Namaz kılarken göğsünü kıbleden çevirmek amel-i kesir olup namazı bozar. (Merakıl-felah)

Sual: Namaz kılan bir arkadaşa, Düşen takkeni bir elinle al, mahzuru olmaz veya Biraz yer aç da geçeyim gibi sözler söylesem, o da bana uyarak dediklerimi yapsa, arkadaşın namazı bozulur mu?
CEVAP
Başkasının sözü ile takkeyi almak veya onun sözü ile yer açmak namazı bozar. Fakat kendiliğinden hareket ederse bozmaz.

Sual: Namaz kılarken çocuklar gürültü ediyor. Seslerini kesmeleri için tekbirleri biraz yüksek sesle okumak mekruh olur mu?
CEVAP
Mekruh olmaz. Şaşırtmayacak kadar az olan gürültülerine mani olmamalıdır!

Sual: Namaz kılmakta olan bir kimseye, (Namazdan çıkınca, falanca yere gideceksin) gibi bir haber veren kimse, günaha girer mi?
CEVAP
Günaha girmez.

Sual: Farz namazı kılıyordum. Bir arkadaş, Farzı mı kılıyorsun dedi. Ben de evet manasında başımı hafifçe eğdim. Namazım bozuldu mu?
CEVAP
Namaz bozulmadı.

Sual: Hanımı veya başka mahrem bir kadın, arkası dönük olarak otururken, erkeğin ona doğru namaz kılması mekruh mudur?
CEVAP
Mekruh değildir.

Sual: Cepte yılan veya domuz derisinden cüzdan varken namaz kılmak caz mi?
CEVAP
Domuz ve yılan derisi, dabağlansa da temiz olmaz. Bu derilerden yapılmış cüzdanla namaz kılınmaz.

Sual: Namazda selam verirken meleklere ve Peygamber efendimize de niyet edilir mi?
CEVAP
Yalnız kılan selam verirken hafaza meleklerine niyet eder. Peygamber efendimize de niyet etmesi iyi olur. Cemaatle kılan, imama ve sağındaki solundaki cemaate de niyet eder.

Sual: Son teşehhüdde Rabbenadan sonra, yalnız kılanın ve cemaatin, “Allahümme inni euzü bike min hemezatiş-şeyatin” duasını okumak sevap mıdır?
CEVAP
Evet çok sevaptır.

Sual: Bir kimse kıbleyi araştırarak namaza durup bir rekat kıldıktan sonra, salih biri gelse, “yanlış durmuşsun” diyerek eli ile kıbleye döndürse, namazı sahih olur mu?
CEVAP
Evet, namaz sahihtir.

Sual: Namazda, kıyamda iken ayakları ne kadar açmak gerekir?
CEVAP
Kıyamda iken, Hanefiler ayaklarını dört parmak, Şafiiler ise bir karış açar.

Sual: Sabah namazında birinci rekatta, Elemteradan başlayıp Tebbete kadar, ikinci rekatta da kalan sureleri okumanın mahzuru olur mu?
CEVAP
Bir rekatta sıra ile birkaç sure okumak caiz ise de, bir sure okumak efdaldir.

Sual: İkindi ve yatsının farzını kaza ederken sünnetini kılar gibi ilk oturuşta salli barik okunur mu? Bir de akşamın farzını kaza ederken sünneti gibi iki rekat mı kılmak gerekir?
CEVAP
Bir farz, nasıl eda ediliyorsa, kazası da aynı olur. Kazası değişik olmaz. Akşamın farzını kaza ederken iki değil, üç rekat kılmak gerekir. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Dükkanda namaz kılarken müşteri geliyor. Namazı bozup müşteriyle meşgul olmak uygun mudur? Yoksa, namazı bitirmek mi gerekir?
CEVAP
Namazı zaruretsiz bozmak haramdır. Namazı bitirmeniz gerekir. Müşteri sizin namaz kıldığınızı gördüğüne göre, ya bekler veya gider. Müşteri için günah işlenmez.

Sual: Namaz kılarken secdede dua etmek caiz midir?
CEVAP
Namaz kılarken secdede dua edilmez. Ancak bazı nafile namazlarda, secdede iken dua edilir. Namaz kılmadan da secdeye kapanıp dua etmek iyi olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kulun Rabbine en yakın hâli secdede ikendir. Öyle ise, secdede çok dua edin.) [Müslim]

(Rüku ve secdede duaya gayret edin. Bu dua kabule layıktır.) [Müslim]

(Secdede 3 kere, Rabbiğfirli diyen secdeden kalkmadan mağfiret olur.) [Deylemi]

Sual: Sabah ezanı okununca namazımı kılıp yatıyorum. Fakat ben yattıktan sonra başka camilerin ezanı okunuyor. Yeniden mi kılmam gerekir?
CEVAP
Namaz kılmak için ezanın okunması değil, vaktin girmesi şarttır. Vakit girmişse, ezan okunmasa da, kendimiz ezan okur, namazı kılarız. Ezan okumadan da kılsak namaz yine sahih olur. Fakat ezan okumaktan meydana gelecek sünnet sevabı noksan olur.

Sual: Bir rükünde üç defa eli kaldırıp bir yerimizi kaşımak namazı bozar mı?
CEVAP
Bir rükünde üç defa eli kaldırıp, kaşımak namazı bozar. Bir kaldırışta aynı yeri 3-4 defa kaşımak namazı bozmaz. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Telefon çalsa, namazı bozmak caiz midir?
CEVAP
Caiz değil, haramdır.

Sual: Namaz kıldığını bildirmek için, öksürür gibi yapmak caiz midir?
CEVAP
Hayır.

Sual: Fatihadan sonra yanılıp el salınırsa, sure okurken bağlanır mı?
CEVAP
Bağlamadan okumalı, fazla hareketten sakınmalıdır. Bağlansa da namaz bozulmuş olmaz.

Sual: Farz namazların üçüncü ve dördüncü rekatında zammı sure okunursa namaz bozulur mu? Böyle kılınan namazları kaza etmek gerekir mi?
CEVAP
Farz namazların 3. ve 4. rekatlarında zammı sure okumakta hiç mahzur yoktur. Bu bakımdan okunarak kılınmış namazları kaza etmek gerekmez. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Namazdan selam verip çıkınca, hemen kalkmak caiz mi? Allahümme entes selamü’yü, otururken değil de, kalkarken okumakta bir mahzur var mıdır?
CEVAP
Peygamber efendimiz, namaz sonunda selam verince, “Allahümme entes selamü ve minkes selam tebarekte ya zel celali vel ikram” der ve ancak o miktarda otururdu. (Tirmizi)

Sual: Sabah namazına kalkamayanın çalar saat alması lazım mı?
CEVAP
Namaza uyandırıcı bir tedbir almak lazımdır. Bu tedbirin en kolayı çalar saat almaktır.

Sual: Akşamın, yatsının, sabahın farzı gündüz kaza edilirken sesli mi okunur?
CEVAP
Sesli okumak caizdir.

Sual: Tehıyyat okurken Besmele çekilse, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez.

Sual: Kırk yıllık namaz borcum vardır. Kazalarımı bir an önce bitirebilmem için son tehıyyatta okunan Rabbena duasını okumasam, bundan kazanacağım zamanı kaza namazına ayırsam uygun olur mu?
CEVAP
Caizdir. Çünkü namaz kazalarını bir an önce ödemek şarttır. (Nevadir-i Fıkhıyye)

Sual: Son rekatta Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, kalkıp bir rekat daha kılanın, secde-i sehv ile namazı sahih mi?
CEVAP
Son rekatta oturduğu için secde-i sehv ile namazı sahihtir. Fakat bir rekat daha kılıp sonra selam verseydi, son kıldığı iki rekat nafile olurdu.

Sual: Namaz kılarken, yatağa girince, dua veya kelime-i tevhid okurken, ağzımız kapalı olarak kalbden sessiz okumak uygun mu?
CEVAP
Kıraat, ağız ile okumak demektir. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumaya, hafif okumak denir. Yanında olan kimselerin de işitecekleri kadar sesli okumaya, yüksek sesle okumak denir. Hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir. (Bezzâziyye)

Kendi işiteceği kadar sesle okumadan kılınan namaz sahih olmaz. Dua ederken de, kendi işiteceği sesle okuması, söylemesi gerekir.

Kelime-i tehlili de, ibadet sevabı hasıl olması için, dil ile, kendi işitecek kadar sesli söylemek gerekir. Hatm-i tehlil okuyanların da, en az kendi işitecekleri kadar sesli okumaları gerekir. Kelime-i tehlil, ibadet olarak değil de, kalbi temizlemek için okunurken, dil oynatılmaz. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Öğleyi kıldıktan sonra abdestsiz olduğumu hatırladım. Yeniden kılmam gerekir mi?
CEVAP
Evet yeniden kılmak gerekir. Abdestli olduğunu zannederek, abdestsiz kılınan namaz sahih olmaz. Fakat, niyetine karşılık çok sevap verilir. Temiz zannederek necis su ile abdest alıp kılınan namazın şartı noksan olduğu için sahih olmaz ise de, niyet ettiği için sevap verilir. Şartlarına uygun olduğu için sahih olan bir namaz, riya ile, gösteriş için kılınırsa, sevap hasıl olmaz. (Eşbah)

Sual: Takvimlerde yazılı olan imsak ne demektir? Bu vakitte sabah namazı kılınır mı?
CEVAP
İmsak, gecenin bitimi, yiyip içmenin yasak olduğu vaktin başlaması demektir. Türkiye Takvimi’nde yazılı olan imsak vaktinde, yiyip içmeyi kesmelidir! Türkiye’de bundan 15-20 dakika kadar sonra sabah namazı kılınabilir! Yanlış takvimlere göre hareket edip de, yiyip içmeye ezan okununcaya kadar devam eden kimsenin, suçu yanlış takvime bulması, kendini mesuliyetten kurtaramaz!

Sual: Namaz kılarken, zammı surelerin sırasını şaşırınca secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Dalgınlıkla yapılınca, mekruh da olmaz.

Sual: Namaz kılarken abdesti bozulan ne yapar?
CEVAP
Hemen sağ tarafa selam verip, namazdan çıkar. Abdest alıp, namazını tekrar kılar.

Son teşehhüdde, salli-barikleri okurken abdest bozulsa, selam verilip namazdan çıkılır, namaz tamam olur.

Sual: Eşimle beraber namaz kılıyoruz. Ayrıca niyet etmem lazım mı?
CEVAP
Cemaatle namazda, imama uyduğuna niyet etmek farzdır. İmama uyulmazsa, namaz sahih olmaz.

Sual: Namazda rüku ve secdedeki tesbihler 3 den fazla (5 veya 9) gibi söylenebilir mi?
CEVAP
Tek olmak şartı ile 5, 7, 9,11 gibi okumak müstehaptır iyi olur. İmam 3 den fazla okuyamaz.

Sual: Vakit namazlarında zammı sure olarak hangilerinin okunması efdaldir?
CEVAP
Sabah namazında mümkünse biraz uzun sure okumalı, diğer vakitlerde kısa okumalı.

Sual: Sadece Fatiha, Kevser ve İhlas surelerini biliyorum. Bunlarla namaz kılınır mı?
CEVAP
Kılınır. Diğer kısa surelerden de ezberlemeye çalışmalı, hep aynı şeyleri okumamalı.

Sual: Ben namazda iken biri hapşırınca namazı bozup, yerhamükallah diyecek miyim?
CEVAP
Namazda iken hapşırana bir şey denmez.

Sual: Soğukta kulakları kapatan pardösü başlığı [kapüşon] ile namaz kılınır mı?
CEVAP
Evet kılınır. Hatta sıcak günlerde de kılınır.

Sual: Namazda âyetleri kendi duyacağımız kadar sesli okumak gerekiyor. Çok gürültülü bir ortamda âyetleri duymak için sesimizi yükseltmek gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Gürültü yokken kendi duyacağı kadar yavaş okunur.

Sual: Gözlük kullanıyorum. Çıkarmayı unutup namaza duruyorum. Secde ederken gözlükten burnum yere değmiyor. Namaz esnasında gözlüğümü çıkarsam namazım bozulmuş olur mu?
CEVAP
Secdeye inerken gözlük çıkarılabilir. Namaz bozulmuş olmaz. Tek el ile çıkarılması gerekir. Tek el ile çıkarılması zor ise, iki el ile de çıkarılabilir.

Sual: Vaktin bitmesine az zaman kala, abdesti olan ama haceti gelen biri, namazı kaçırma tehlikesi var ise bu namazı bu halde kılmalı mıdır?
CEVAP
Evet hemen kılmalı. Çünkü namazı kazaya bırakmak haramdır, büyük günahtır. Sıkışık olsa da kılmak şarttır.

Sual: Rabbena yerine Allahümme rabbena atina …. diye başlamak caiz mi?
CEVAP
Evet caizdir, fakat Rabbena…. okumak daha iyi olur.

Sual: Namaz kılarken fatihadan sonra sure okuyacağı halde bir an unutarak ellerini aşağı saldı ama eğilmedi. Namaza devam ederken ellerini tekrar bağlayarak mı devam edecek?
CEVAP
Bağlasa da mahzuru olmaz. Bağlamaması daha iyidir. Namazda fazla hareketten kaçmak gerekir.

Sual: Namazda zammı sure deyince genellikle Fil suresi ile Nas suresi arası okunuyor. Kadir suresini Âyet-el kürsiyi Amenerrasulüyü veya herhangi bir uzun surenin birkaç âyetini okuyamaz mıyız?
CEVAP
Okunur. Kur’anın baştan sona kadar her âyeti okunur. Kısa olduğu için onlara namaz sureleri denmiş. Yoksa her sure okunur.

Sual: İkindi namazını kılıyoruz. Namazın sünnetini kılıp bitirdikten sonra farza başlamadan evvel konuşmak (telefona cevap vermek, aile bireylerine bir şey söylemek gibi… vs) caiz midir?
CEVAP
Zaruret olmadan asla konuşulmaz. Dua vesaire de okunmaz. Zaruretler hariç beklenmez, ara verilmez, hemen farz kılınır.

Sual: Cep telefonu çaldığında namazı bozabilir miyiz?
CEVAP
Namazı bozmak haramdır. Camide telefonu kapatmak gerekir. Yahut sesini kesmek iyi olur.

Sual: Sabah namazını yalnız kılarken uzun sure okumak için Elemteradan başlıyor, Felak suresine kadar okuyorum, ikinci rekatta da sadece Nas suresini okuyorum. Mahzuru var mıdır?
CEVAP
Mahzuru yoktur. Evla olanı tek sure okumaktır.

Sual: Rükudan doğrulurken secde yerine mi bakmak lazım?
CEVAP
Evet.

Sual: Yalnız Fatihayı bilen, zammı sure olarak da okur mu?
CEVAP
Sure öğreninceye kadar Fatihayı okur.

Sual: Birinci rekatta kıraati unutan, ikinci rekatta hatırlasa ne yapar?
CEVAP
Namazı iade etmesi lazımdır. Kıraat farzdır.

Sual: Akşamın farzını yanılıp üçüncü rekatta oturmadan dört rekat kılanın iade etmesi lazım mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Namaz kılana (Farz mı kılıyorsun) diye sorulunca, onun da evet manasında başını önüne eğmesi caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Parka başlığı ile namaz kılmak caiz mi?
CEVAP
Hiç mahzuru olmaz.

Sual: İçine ot doldurulmuş hayvanların bulunduğu odada namaz kılmak caiz mi?
CEVAP
Namaz kılarken, arkaya koymalı!

Sual: Zammı sureyi okuduktan sonra Fatiha okumadığını hatırlayanın, Fatiha okuması gerekir mi?
CEVAP
Evet. Sonra da secde-i sehv yapar.

Sual: Müminler için okunan 25 istiğfarı, birer defa namazda Rabbena… dan sonra okumak caiz mi?
CEVAP
Evet. Namazı müteakip duadan sonra okumak evladır.

Sual: Tehıyyatta (İbad-is-salihin) denirse namaz bozulur mu?
CEVAP
Hayır.

Sual: Gülmemek için selam verip namazdan çıkmak caiz mi?
CEVAP
Hayır. Gülünce mecburen çıkılır.

Sual: Besmele geçen âyeti, zammı sure olarak okumak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Namazda sure okunurken, uzun bir sure içinden âyet-i kerimeler okumakla, kısa bir surenin tamamını okumak arasında sevap açısından bir fark var mıdır?
CEVAP
Kısa sure okumak daha sevaptır.

Sual: Gayri müekked sünnet namazlarda, ilk teşehhüdde tehıyyat ve salevatlar dışında rabbena âtina ve rabbenağfirli duaları okunur mu?
CEVAP
Okumak sevaptır.

Sual: Bir sureyi bir rekatta birkaç kere okumak caiz midir?
CEVAP
Farzlarda bir sureyi bir rekatta tekrar okumak mekruhtur. Nafilelerde mekruh değildir.

Sual: Namazda Salli bariklerden sonra, başka dua okumak caiz mi?
CEVAP
Hadis-i şeriflerde bildirilenleri okumak caizdir. Rabbena âtina veya rabbenağfirli gibi dua âyetlerini dua niyetiyle okumak da caizdir

Sual: Kur’anda, İnnehü min süleymane ve innehü Bismillahirrahmanirrahim diye bir âyet var. Bu âyeti zammı sure olarak okumak caiz olur mu?
CEVAP
Üç âyet miktarında bir âyet olduğu için caizdir.

Sual: Namaz vakti çıkmadan ne kadar önce namaza başlanırsa, o namaz sahih olur?
CEVAP
Sabah namazı hariç, diğer dört vakit namazda, vakit çıkmadan, iftitah tekbiri alınca, namazı vaktinde kılmış olur. [Maliki ve Şafii’de ise, bir rekat kılınca o namaz vaktinde kılınmış olur.]

Sabah namazı kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu namaz sahih olmaz. İkindiyi kılarken güneş batarsa, bu namaz sahih olur.

Sual: Namaz esnasında soluk alırken de kıraat caiz midir?
CEVAP
Caizdir.

Sual: Namazda sure veya dua okurken hapşırsak duayı okumaya tekrar baştan başlamak gerekir mi?
CEVAP
Kalınan yerden devam edilir.

Sual: Namaz surelerinin bazılarında âyetlerin sonlarında “la” durakları var. O duraklarda durmayı karıştırıyorum, geçince böyle okumak namazı bozar mı?
CEVAP
Namazı bozmaz.

Sual: Her namazdan sonra, selam verince, eli yüze sürmek caiz mi?
CEVAP
Caiz ise de, sürmemeli; çünkü sünnet zannedilebilir.

Sual: Secdeye giderken ve secdeden kalkarken sağ sol önceliği var mıdır?
CEVAP
Secdeye varırken, önce sağ, sonra sol diz, sonra sağ, sonra sol el, sonra burun ve alın yere konur. Secdeden kalkarken de bunun tersi yapılır. Yani secdeden kalkarken önce alın, sonra burun, sonra da sol el ve sağ el, sonra sol diz ve sağ diz yerden kaldırılır. Ancak, bunu çok bariz şekilde değil, başkalarının dikkatini çekmeyecek şekilde yapmalıdır.

Sual: Kitaplarda secde için, alnı, burun ile beraber yere koymak vacib diye okudum. Bunlardan birisi yere gelirse secdenin sahih olduğunu mu anlayacağız?
CEVAP
Secde için alnı yere koymak farzdır. Alın yere konmazsa namaz sahih olmaz. Burnu alınla beraber koymak vaciptir. Burnu koymayıp yalnız alnı koymak mekruhtur.

Abdest sıkışıkken
Sual: Abdesti sıkışıkken namaz kılmak tahrimen mekruhtur; fakat vakit dar olur da, abdest almakla meşgul olmak, namaz vaktinin geçmesine sebep olacaksa, yine bu halde o namazı kılması gerekir mi?
CEVAP
Evet, kılması gerekir; çünkü kazaya bırakma günahı, mekruh olarak kılmak günahından daha büyüktür. Kerahat vaktinde kılmak mekruh, kazaya bırakmaksa haramdır. (Hindiyye)


Dinimizde mehrin önemi nedir?, Nikah ve mehr, Mehir nedir, islamda mehr, Kimler Mehr Verir,

Yazan: admin Tarih: Dec 25th, 2009 | Kategori:: islam

Mehir nedir, islamda mehr, Kimler Mehr Verir, Dinimizde mehrin önemi nedir?, Nikah ve mehr

Mehr nedir

Sual: Mehr nedir? Dinimizde mehrin önemi nedir?
CEVAP
Mehr, erkeğin evlenirken kıza vermesi gereken altın, mal veya bir menfaattir. İstanbul’da genel olarak 11 Reşat altını mehir olarak verilir. Mehrin altın olması şart değildir. Herhangi bir mal [ev, apartman, bağ, araba, fabrika] veya bir menfaat de olabilir. Dul kadınla evlenen de mehr verir.

Mehr söylenmeden yapılan nikah da sahihtir. Fakat evlendikten sonra da erkeğin hanımına Mehr-i misil vermesi gerekir.

Bir kız veya kadın evlenirken, (Benim nikahım mehirsiz olsun) diyemez. Bir mehirde anlaşılır. Bu mehir kadının hakkı olduktan sonra, henüz almadan da kocasına bağışlayabilir. Bağışlaması ise çok sevaptır.

Hanım, mehrimi helal ettim dedikten sonra, haram olsun demesi ile haram olmaz, hediyesini geri isteyemez.

Düğünden önce, kıza verilen takılar, nikahta mehirden söz edilmemişse, mehr yerine geçer. Erkek, nişan için gönderdiğim şeyler mehr idi dese, kadın ise, hediye idi dese, yenilen şeyler hediye olur. Başka şeyler, mehr olur.

Mehr iki kısımdır. Mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel. Her iki mehr, nikahta bildirilmedi ise, Mehr-i misil verilmesi gerekir. Kadının baba tarafından akrabasına verilen kadar verir.

Mehr-i muaccel:
Acele verilmesi gereken mehr demektir. Bir bilezik, bir küpe, bir buzdolabı vesaire olabilir. Nikah yapılınca, verilmesi vacip olur. Zifaftan veya halvetten önce verilir. Mehr-i muacceli geciktirmek caiz değildir. Hanım ayrılmaya sebep olan bir şey yaparsa, mesela mürted olursa, hürmet-i müsahere’ye sebep olursa, mehr-i muaccel verilmez. Erkek boşarsa veya ayrılığa sebep olanı yaparsa, yarısı verilir.

Önce kıza takılan takılardan hangisinin mehri muaccel olduğu bilinmeli. Nikah kıyılırken o zaman (malum olan) denilir. Bilinmiyorsa, malum olan demek yanlış olur. En uygunu ise, mehri müeccel gibi muaccel de tespit edilip, şu kadar mehri muaccel ve şu kadar mehri müeccel ile denmelidir. Taraflar, mehri muacceli tespit ettikleri halde söylemek istemezlerse o zaman, (aralarında malum olan mehri muaccel ile) ifadesi kullanılır. İleride boşanma vaki olunca takılan takıların hangisi emanet, hangisi hediye, hangisi mehri muaccel olduğu bilinmeli, herhangi bir uyuşmazlığa sebep olmamalı.

Mehr-i müeccel:
Hemen verilmeyip daha sonra verilmesi gereken mehr demektir. Halvet olmuşsa veya ikisinden biri ölmüşse, mehr-i müeccelin verilmesi vacip olur. Hanımının istediği zamanda verilir. Eğer istemedi ise, ikisinden biri ölünce, verilmesi vaciptir. Hanım ölünce, kocası, hanımının vârislerine verir. Kocası ölünce, mirasından hanımına verilir. Mehrin başlık parası ile ilgisi yoktur. Başlık parası almak haramdır.

Boşanma halinde, zifaf veya halvet olmuşsa, müeccel mehrin tamamı, olmamışsa yarısı verilir. Bir âyet-i kerime meali:
(El dokunmadan boşadığınız kadınlara, mehrin yarısını verin!) [Bekara 237]

Nikah kıyılırken mehr söylenip de, ne kadarı muaccel olduğu bildirilmedi ise, âdete ve hanımının emsaline göre, söylenilenin bir miktarı muaccel olur. Nikah kıyılırken, mehr-i müeccelin belli bir tarihte ödenmesini şart etmek caizdir. Boşanma halinde, mehrin ödeme tarihi beklenir. Ödeme tarihi belli değilse, boşarken hemen ödenir. (Fetava-yı Hindiyye)

İslamiyet’te mehr parası, evlenmek için değildir. Evliliğin düzenli, mutlu olarak devam etmesi, kadının hak ve hürriyetlerinin korunması, din cahili huysuz erkeğin elinde oyuncak olmaması içindir. Mehr parasını vermek ve çocukların nafaka paralarını her ay ödemek korkusundan, erkek, hanımını boşayamaz. Bu korkunun olmadığı yerlerde, mahkemeler boşanma davaları ile dolup taşar. Bunun için, evlenecek kızın, İslam’ın güzel ahlakını ve kadına verdiği kıymeti bilen ve bunlara önem veren erkekten az miktarda, böyle olmayandan ise, fazla miktarda mehr istemesi efdaldir.

Mehr parası, kadın için bir sigorta sayılır. Erkeğin zor ödeyeceği veya hiç veremeyeceği bir mehr ile evlenen kadını, erkek boşayamaz. Boşarsa, maddi hayatı felce uğrar. Mehr vermek korkusu, erkeğin iyi geçinmesine de sebep olur. Şayet erkek, mehr parasını verir de, hanımından ayrılırsa, hanımın kimsesi de yoksa, bu mehr parası ile geçinme imkanı bulabilir. İmkanı olan erkeğin, saliha kız veya kadına çok mehr vermesi iyi olur. Habeş imparatoru Necaşi, Ümm-i Habibe validemiz ile Peygamber efendimizin nikahlarını kıyınca, mehr olarak yaklaşık 2 kilo altın vermişti. (Nesai)

Mehr biçilmeden yapılan nikah da sahihtir. Ama daha sonra mehr-i misil vermek gerekir. Mehrin çoğunun bir sınırı yoktur. Fakat en azı, 5 gram altındır.

Boşadığı kadına mehrini ödememek kul hakkıdır. Ödemezse, ahirette azabı çok şiddetlidir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Kadınlara mehrlerini gönül rızası ile verin; kendi arzuları ile mehrin bir kısmını size hediye ederlerse, onu da afiyetle yersiniz.) [Nisa 4]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Mehr vermemek niyeti ile evlenen, kıyamette hırsızlarla haşrolur.) [R.Nasıhin]
(Hanımını bırakıp mehrini vermemek haramdır.) [Hakim]

(Mehr olarak, bir yüzük olsa da verin!) [Müslim]
(Mehr parası hayırlı maldır.) [Deylemi]

(En iyi mehr kolay ödenendir. Mehirde kolaylık gösterin. Çok mehr istemek düşmanlığa sebeptir.) [Abdürrezzak]

Karı koca arasında olan meşru halvet, yabancı kadın ile olan haram halvet gibi değildir. Yanlarında hissen veya şeran yahut tabiaten cinsi münasebete mani bir sebep bulunursa, meşru halvet olmaz. İkisinden birinin hasta olması, ihramlı olması, farz namazda, Ramazan orucunda olması, kadının hayız veya nifas halinde olması, yanlarında akıllı [7 yaşında] bir çocuk bulunması bu halvete mani olur. Fakat akıl baliğ olmayan bir çocuk, haram olan halvete mani olamaz. (Mezahib-i erbea)

Bir kız ile bir erkek nikahlanıp, sonra boşanırlarsa, böyle meşru bir halvet de olmamışsa, mehrin yarısını verir. Halvet olmuşsa mehrin tamamını verir.

Zifafa girmeyen ve halvet de olmayan kız, bir kere boşanınca, bain [kesin boşanmış] olur. Erkeğin buna hemen yarım mehir vermesi lazım olur ve iddet beklemez. Boşandığı gün bile, başkası ile evlenebilir.

Mehirsiz nikâh
Sual: Mehirsiz kıyılan nikâh sahih olur mu?
CEVAP
Nikâh sahih olur. Daha sonra da anlaşabilirler. Anlaşamayıp erkek mehir vermezse, mehr-i misil vermesi vacib olur. Yani kadının baba tarafından akrabasına verilen miktar kadar verir. Hiç vermezse kul hakkı olur.

Sual: Evlenirken, hanımımın kapalı ve namaz kılan birisi olmasını istedim. Açık bir kıza teklif ettim. Kabul etti ve evlendik. Sonra açılıp saçıldı. Namazı bıraktı. Müslümanlığı kabul etmiyorum dedi. Beni bırakıp gitti. Yani boşandık. Mehr borcumu vermem gerekiyor mu?
CEVAP
Vermek gerekmez. Çünkü kadının mürted olması veya hürmet-i müsahereye kasten sebep olması gibi, kadının sebep olduğu ayrılmalarda, mehri vermek gerekmez. Verilmişse, erkek hepsini geri alır.

Düğünde verilenler
Sual: Düğünden önce kız tarafı altın lira ve bilezik istiyor. Nikâh yapılırken mehir konuşulmazsa, mehir yerine geçer mi?
CEVAP
Evet, geçer.

Dul kadına mehir verilir
Sual: Dul kadınla evlenen de mehir verir mi?
CEVAP
Evet, verir.