Sohbet

Bir sohbet sitesidir

'Uncategorized' kategorisi icin arsiv

Nokia 6700 Gold sürümü, Nokia 6700 5 megapiksel, Nokia 6700 clasik modeli, Nokia Altın kaplama cep telefon modelleri,

Yazan: admin Tarih: Dec 13th, 2009 | Kategori:: Uncategorized

Nokia 6700 clasik modeli, Nokia Altın kaplama cep telefon modelleri, Nokia 6700 Gold sürümü, Nokia 6700 5 megapiksel

Bu Nokia çok farklı!
Halil MollaoğluNokia’dan farklı bir cep geliyor: Aslında bildiğiniz bir model ama çok farklı bir yanı var…

Nokia yüksek bir ihtimalle 2010′un ilk çeyreğinde ince tasarımlı, 5 Megapiksel kameralı 6700 classic cep telefonunun altın kaplamalı sürümünü (Gold) piyasaya sürmek istiyor.

Reghardware.co.uk internet portalına göre Lüks sürüm, 18 ayar altınla özelleştirilecek ve sözleşmesiz olarak 370 Euro’ya (yurtdışı) satılacak. Nokia’nın kendisi henüz lüks cep telefonu hakkında resmi bir açıklama yapmadı.

Klasik 6700 şu sıralara 259 Euro + KDV’ye satılıyor. Telefon şık tasarımı, rahat kullanımı ve iyi akustik değerleriyle dikkat çekiyor. 6700 classic uygun organize etme özellikleri, multimedya donanımı ve 5 Megapiksel kamerası ile günlük işlerinizde sizi yalnız bırakmıyor.


Kıl dönmesi nasıl olur, Ameliyat gereklimi, Kıl dönmesi tedavisi, Kıl dönmesi, Erkeklerde kıl dönmesi,

Yazan: admin Tarih: Dec 8th, 2009 | Kategori:: Uncategorized

Kıl dönmesi, Erkeklerde kıl dönmesi, Kıl dönmesi nasıl olur, Ameliyat gereklimi, Kıl dönmesi tedavisi

Kıl dönmesi, Erkeklerde kıl dönmesi, Kıl dönmesi nasıl olur, Ameliyat gereklimi, Kıl dönmesi tedavisi

Netkeyfim.com

Erkeklerin kabusu: Kıl dönmesi

Özellikle gençler arasında süregelen şikayetlere yol açan kıl dönmesi sorunu hakkında Dr. Hasan İnsel önerilerde bulunuyor.

Geçen gün odamda Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hovsep Hazar’la ‘kıl kesesi’ nedeniyle ameliyat ettiği bir hastam hakkında konuşuyorduk. Özellikle gençler arasında süregelen şikayetlere yol açan bir problemdir kıl kesesi. Oldukça sık duyarız, “Kıl kesesinden ameliyat oldu” diye. Ama birçok kişi bunun nasıl bir ameliyat olduğunu bilmez, bir kıl kesesi var ve bu iltihaplandı zanneder. Dr. Hazar’dan rica ettim bu konuyu anlatmasını, işte anlattıkları.

Kıl dönmesi genellikle hayatı tehdit eden bir durum değildir. Ancak üretken çağdaki genç insanlarda zaman ve verim kaybına yol açtığı için önem taşır. Ayrıca tekrarlaması nedeniyle, doğru tedavi uygulanmayanlarda ve yanlış alışkanlıkların devamında çekilen sıkıntı, kaybedilen iş gücü ve kozmetik bozukluklar problem yaratır.

Doğuştan bir kıl kesesi yoktur, ciltten çıkan kılların ters yönde, yani içeriye doğru büyümesi sonucu deri altında kılların doldurduğu bir boşluk, kese gelişir. Bu minik mağara içinde bazen tek bir tel, bazen de yu-mak halinde kıllar vardır. Bu boşluğa deri üstündeki bakterilerin de gelip çoğalmasıyla iltihabi bir süreç başlar. Mikropların deri altındaki bölgeye yerleşmesine zemin hazırlayan, bu bölgede gömülü olan kıllardır.

‘Pilonidal sinüs’ olarak adlandırılan bu durum en çok kuyruk sokumunda, kasıkta, koltuk altında ve bazen de göbek çukurunda görülür.

KOLTUK ALTI
Koltuk altı ve kasık bölgesinde kıl dönmesi genellikle ağda ve traş gibi yöntemleri uygulayanlarda görülür. Bu yüzden kasık ve koltuk altında kıl dönme-sine daha çok kadınlarda rastlanır. Bu bölgede gelişen iltihaplı odaklar genellikle daha küçüktür.
Tedavide iltihaplı boşluğun açılması ve temizlenmesi, bazen de antibiyotikler kullanılır.
Sorun yaşayan bireylerin traş veya ağdaya devam etmeleri durumunda tekrarlar görülür.
Bu kişiler istemedikleri kıllardan daha az travmatik bir yöntem olan ve kıl köklerini de yok eden lazer epilasyonu tercih etmeli.

KUYRUK SOKUMU
Kuyruk sokumu bölgesi kişinin kendisi tarafından rahatlıkla görülemediği için kıllar bazen cilt altında oldukça büyük bir mağara oluşturana kadar fark edilmez. Bu bölgede iltihap başlayınca ağrı, çamaşıra bulaşan kirli beyaz akıntı ve bazen de cerahat birikmesi nedeniyle şişlik gelişir. Cerahat birikip ağrılı şişlik olması durumunda bu bölgedeki apsenin boşaltılması ilk tedavidir. Oluşan kıllarla dolu mağaranın cerrahi bir girişimle çıkartılması gerekir. Bu işlem sonrasında ameliyat bölgesi açık bırakılıp iyileşmeye bırakılabilir. Ancak cerrahi alanın yakındaki derinin serbestleştirilip yaranın gevşek olarak kapatıldığı yöntemle hastalar ameliyat sonrası daha rahat hareket eder, pansumana gereksinim duymaz ve problemin nüks etme ihtimali oldukça azalır.

GÖBEK ÇUKURU
Göbek çukuruna gövde-den kopan kılların birikmesi veya bu bölgedeki kılların içeriye doğru büyümesine bağlı bu bölgede iltihaplar görülür. Göbek tabanı geniş, ağzı şişe gibi dar anatomiye sahip olanlarda daha sık görülür. Bu bireyler birikmiş kılları duş alırken parmak veya kulak pamuğuyla fazla tahriş etmeden temizleyerek problemi çözebilir.

ADALELİ VÜCUT RİSK GRUBUNDA
Kuyruk sokumunda kıl kesesi gelişimi bedensel bir takım özellikleri olanlarda daha sık görülür. Kaba etler arsında kılların bulunması, bu bölgedeki vadinin doğal olarak daha derin olması, adaleli vücut yapısı kuyruk sokumunda kıl dönmesine zemin hazırlayan faktörlerdir. Ebeveynlerden birisinde bu problem varsa bedensel özelliklerin genetik olarak nakli nedeniyle çocuklarda pilonidal sinüs görülme ihtimali artar. Ülkemizde ve tüm Akdeniz çevresindeki bölgelerde sık görülür. Genellikle genç insanların sorunudur. Öğrencilikte okulda devamsızlığa veya aktif çalışma hayatı sırasında iş gücü kaybına yol açması nedeniyle önem taşır.


Maden suyu mideye iyi gelirmi, Maden suyunun faydaları ve zararları, Maden suyunun yararları,

Yazan: admin Tarih: Dec 3rd, 2009 | Kategori:: Uncategorized

Maden suyunun yararları, Maden suyu mideye iyi gelirmi, Maden suyunun faydaları ve zararları

“Maden suyunun faydalarını biliyorum ama yüksek tansiyonum var. İçebilir miyim? Cevabınız “evet” ise miktarı ne olmalı?

Dilara Koçak
KADINLARDA KEMİK ERİMESİNE KARŞI
Bir okurum “Maden suyunun faydalarını biliyorum ama yüksek tansiyonum var. İçebilir miyim? Cevabınız “evet” ise miktarı ne olmalı?” diye soruyor. Bu konuda daha detaylı bilgi vermek istedim.

Günlük kalsiyum ihtiyacına destek
Kadınlarda menopoz sonrası dönemde oluşan kemik kaybının azaltılmasına yönelik olarak günlük kalsiyum ihtiyacı artar, bu dönemde kadınların günde 1300 – 1500 mg kadar kalsiyum almaları gerekir. Kalsiyumlu maden suları kalori içermediği için kilo bağlantılı ‘yan etkileri’ yoktur, hem kalsiyum desteği sağlar hem de kadınların önemli bir sağlık sorunu olan kemik kaybının önlenmesinde etkin rol oynayabilir.

Kalp ve damar sağlığı için
Son yıllardaki çalışmalar, şişelenmiş mineralli su içenlerde kalp ve damar sağlığı üzerindeki başlıca risklerin gerilediğini, kan yağları, kan şekeri ve kan basıncı yüksekliği gibi olumsuz biyokimyasal göstergelerin düzeldiğini ortaya çıkardı. Özelikle sodyum, kalsiyum veya magnezyum bikarbonatlı maden sularını, günde 0.7 ila 1 litre kadar düzenli içen kişilerde, kalp ve damar işlevlerinin desteklendiği yönünde artık güçlü bilimsel kanıtlar bulunuyor.

Hipertansiyonda maden suyu
Son zamanlara kadar, mineralli sulardaki bazı iyonların, örneğin sod-yumun özellikle hipertansiyonlu kişilerde negatif etkileri olabileceği- hipertansiyonla sofra tuzu ve dolayısıyla da sodyum arasındaki negatif ilişkiye dayanılarak-ileri sürülüyordu. Sodyumdan zengin mineralli suların içilmesi hipertansiyonlu kişilere yasaklanıyordu.
Yakın zamanda yayınlanan bir çalışma, sodyumdan zengin ve yüksek düzeyde bikarbonat içeren şişelenmiş maden sularının, hipertansiyonu gerilettiği yönünde sonuçlar ortaya koyarak, kişilerin bu doğal hazineden daha çok faydalanmasının yolunu açtı. Benzer sonuçlar, daha önceki yıllarda yalnızca hayvan deneylerinde gösterilmişti. Yeni yayınlanan insan çalışmaları da hipertansiyonlu kişilerde yüksek sodyumlu maden sularının kısıtlanmasının yanlış olduğunu, tam tersine bu tip suların herhangi bir yan etkiye yol açmadan rahatlıkla tüketilebileceğini kanıtladı.

MANTARI, AKAN SUDA YIKAYIN
SATIN ALINMASI: Mantarın yüzeyi kuru, ama kurumuş olmayan, pürüzsüz ve taze görünüşlü ve dolgun olanlarını alın.
SAKLANMASI: Mantar buzdolabında, orijinal pakette bir haftaya kadar tutulabilir. Hava almayan kaplarda saklamak, sulanmaya neden olur, bozulmayı hızlandırır. Taze mantar kesinlikle dondurulmamalıdır. Ancak sote edilerek dondurulmuş mantarlar bir ay kadar saklanabilir.
TEMİZLENMESİ: Kirini bir kâğıt havlu veya elinizle alın. Akan suyun altında durulayıp, kâğıt havluyla kurulayın. Hiçbir zaman suya yatırmayın, suyu emerler.
HAZIRLANIŞI: Mantarlar salatada çiğ olarak yenebildiği gibi, sote edilebilir, ızgara ve kızartması yapılabilir, fırında hazırlanabilir. Oldukça geniş bir yelpazede yemekleri yapılabilir: Mantarlı tavuk, mantar çorbası, mantarlı pilav, mantarlı börek, mantarlı kabak, mantarlı milföy, mantar soslu bonfile, zeytinyağlı mantarlı salata, mantarlı pizza, mantarlı krep, güveçte mantar gibi.

SPORCU NASIL BESLENMELİ?
Mezura ekibinden Dyt. Gamze Şanlı’nın katıldığı ‘Sporcu Beslenmesi’ konulu bilimsel bir toplantıda şu konular üzerinde duruldu:
-Su; sporcular için de çok büyük önem taşır. Vücut sıvılarında yüzde 2’lik bir kayıp dahi olsun istenmez. Çocuk sporcularda ise bu sınır yüzde 1’dir. Vücut ağırlığının yüzde 2-3’ünü aşan sıvı eksikliği; egzersiz performansını azaltır.
- Sporcularda sık karşılaşılan sağlık sorun-larından biri de kramplardır. Kramplar terlemeye bağlı su kaybı nedeniyle oluşur. Kaybedilen sıvı ve tuzu yerine koymak için sporcu içecekleri seçilebilir.
- Karbonhidrat ve protein içeren sporcu içecekleri; hiponatremi (kandaki sodyum konsan-trasyonunun düşmesi) ve dehidratasyon (vücudun susuz kalması) riskini azaltmak, kaslar için gerekli yakıtı ve kan glikoz düzeyinin devamlılığını sağla-mak için, egzersiz öncesi, sırası ve sonrasında tüketilebilir.
- Müsabaka ve antrenman günlerinde yağdan ve proteinden fakir olan gıdalar tercih edilir, çünkü bunlar sindirim sisteminde daha uzun süre kalır. Müsabaka öncesi mönünün karbonhidrattan zengin olması önem taşır.
- Müsabaka ve antrenmandan sonra ilk yarım saatte karbonhidratlı yiyeceklerin tüketilip, 2-3 saat sonra karbonhidrat ve protein tüketilmelidir.
- Antrenman sonrası, 200 – 300 kalorilik besin alınması depoların doldurulması için uygun olacaktır. Toparlanma dönemi olarak adlandırılan bu dönemde, bir sonraki antrenman için yakıt deposu olan kas ve karaciğer glikojeninin hızla yeniden sentezini sağlamak için kolay sindirilip emilen, karbonhidrattan zengin, düşük yağ içeren yiyecek ve içecekler tercih edilmelidir. Örneğin; meyve, ekmek, tahıl gevreği, az yağlı süt, yoğurt, meyve suları, sporcu içecekleri.


Android işletim sistemi, Google Android, Apple’ın iPhone’una kafa tutuyor, Nokia’nın Symbian,

Yazan: admin Tarih: Oct 25th, 2009 | Kategori:: Uncategorized

Google Android, Android işletim sistemi, Nokia’nın Symbian, Apple’ın iPhone’una kafa tutuyor

Google Android’den büyük başarı
Android işletim sistemi, Nokia’nın Symbian’ı ve Apple’ın iPhone’una kafa tutuyor.

Daha ilk yılından büyük bir başarı yakalayan Android işletim sistemi, önümüzdeki yıllarda daha da yükselecek gibi görünüyor. Google’ın Android’i 2008′de çıktığı günden bu yana büyük bir başarı yakalayarak yüzde 7′lik Pazar payına ulaştı.

HTC Dream olarak tanınan T-Mobile G1 cep telefonuyla başlayan Android macerası 4′ü HTC’den olmak üzere 7 cihazda devam ediyor. Google’ın önümüzdeki yıllarda da mobil iletim sistemi piyasasında başarılı olması bekleniyor. Gartner’ın analizine göre Android, 2012 yılında dünya çapında yüzde 18′lik büyük bir pazar payına sahip olarak piyasa ikincisi olacak.

Birinci yüzde 30′un üzerinde pazar payı ile Symbian olurken, iPhone yüzde 13.8′e geriledi. iPhone’un düşüşün başlıca sebebi sadece belli bir seri cep telefonlunda kullanılması oluyor. Google’ın yaklaşımı ise cep telefonlarında kısıtlı kalmayarak netbooklara ve e-kitaplara da yayılmak.

Açık kaynak kodlu yaklaşım sayesinde farklı cihazlar geliştirenler de Android’i kolaylıkla kullanabiliyor. Bu sayede mobil endüstri hız ve esneklik kazanıyor, güçlenen mobil donanımlardan da yararlanarak masaüstüne yakın uygulamalara kavuşuyor. Google’ın en büyük avantajı ise geliştirdiği uygulamalarda daima interneti ön plana taşıması.